Antalya'da Gezilecek Yerler
  • 12 Mart 2025 Çarşamba
  • 69 dakika

Antalya'da Gezilecek Yerler

Türkiye’nin Akdeniz kıyısında parlayan yıldızı Antalya, her yıl milyonlarca yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlayarak turizm dünyasının en popüler şehirlerinden biri olmayı sürdürüyor. Muhteşem mavi bayraklı plajları, her bütçeye ve yaşam tarzına hitap eden geniş konaklama seçenekleri, dev tatil köyleri ve dünya standartlarındaki golf sahalarıyla Antalya, tatil beklentilerinin çok ötesinde bir deneyim sunuyor. Binlerce yıllık tarihe ev sahipliği yapan şehir, Likya, Roma, Bizans ve Osmanlı medeniyetlerinin eşsiz izlerini taşıyarak ziyaretçilerini zaman yolculuğuna çıkarıyor. Toros Dağları’nın yemyeşil yamaçlarıyla Akdeniz'in turkuaz sularını bir araya getiren bu şehir, hem doğa hem de tarih tutkunları için tam anlamıyla bir cennet.

Neden Antalya’ya Gitmeli?

Antalya’nın en büyük avantajlarından biri, ılıman iklimi sayesinde uzun süren yaz mevsimidir. Nisan ayından Kasım ayına kadar deniz sezonu devam ederken, yılın diğer zamanlarında da doğa yürüyüşleri, kültürel turlar ve gastronomi keşifleri için mükemmel bir ortam sunuyor. Yazın masmavi sulara dalış yaparak eşsiz su altı dünyasını keşfedebilir, tekne turlarıyla Antalya’nın büyüleyici koylarını ziyaret edebilir ve dünyaca ünlü plajlarında güneşin tadını çıkarabilirsin. Kış aylarında ise Toroslar’da doğa yürüyüşleri yapabilir, kamp alanlarında huzuru bulabilir, kayak merkezlerinde doğanın keyfini çıkarabilirsin.

Antalya’da düzenlenen uluslararası festivaller, şehrin kültürel zenginliğini daha da artırıyor. Altın Portakal Film Festivali, Uluslararası Antalya Kum Heykel Festivali ve Aspendos Opera ve Bale Festivali gibi etkinlikler şehre hareketlilik katarken, Antalya’nın kültürel bir merkez olarak önemini artırıyor.

Antalya’da Neler Yapılır?

Antalya'da yapılabilecek etkinliklerin sınırı yoktur. Dalış turlarıyla Kaş'ın eşsiz su altı güzelliklerini keşfedebilir, Adrasan'dan Olimpos’a uzanan rotada tekne gezisi yaparak Akdeniz’in gizli cennetlerini görebilirsin. Antik kent meraklıları için Perge, Aspendos, Termessos, Side, Phaselis ve Olimpos gibi benzersiz güzellikteki antik şehirler, Roma ve Likya uygarlıklarının ihtişamını günümüze taşıyor.

Ayrıca Antalya'nın doğası, her mevsim farklı güzellikler sunar. Düden ve Kurşunlu Şelaleleri’nin eşsiz doğasında yürüyüş yapabilir, Köprülü Kanyon’da rafting heyecanı yaşayabilir, Tahtalı Dağı’nda teleferikle 2365 metre yüksekliğe çıkarak Antalya’nın nefes kesici panoramik manzarasını seyredebilirsin.

Antalya’ya Dair Merak Edilenler

Antalya’yı ziyaret edeceklerin en çok merak ettiği soruların cevaplarıyla devam edelim:

Antalya’da ne yenir?
Antalya, gastronomik açıdan zengin bir mutfağa sahip. Meşhur Antalya piyazı, susamlı tahinle buluşan fasulyenin eşsiz uyumunu sunuyor. Ayrıca domates civesi, ekşi tarhana çorbası, balık ekşilemesi, saç kavurması ve filisli lapayı mutlaka tatmalısın. Akdeniz mutfağının taze balıklarını, mevsim sebzeleriyle birleştiren restoranlarda unutulmaz lezzetleri keşfedebilirsin.

Antalya’nın en meşhur tatlıları nelerdir?
Antalya’ya özgü tahinli kabak tatlısı, hafif ve damakları şenlendiren bir lezzet. Ayrıca elmalı baklava ve turunç reçeli gibi geleneksel tatlıları tadabilir, yöresel dondurma çeşitleriyle tatlı yolculuğunu tamamlayabilirsin.

Antalya’dan ne hediye alınır?
Antalya'dan dönüşte sevdiklerin için yöreye özgü keçiboynuzu pekmezi, doğal reçeller, nar ekşisi, turunç macunu gibi gastronomik ürünler alabilirsin. Ayrıca tarihi Kaleiçi’nin sokaklarında gezerken el işi takılar, deri sandaletler, bakır ve gümüş işlemeli eşyalar, rengarenk kilim ve halılar ile özel tasarım hediyelik eşyalar satın alarak tatil anılarını ölümsüzleştirebilirsin.

Kaleiçi

Antalya denildiğinde akla ilk gelen yer hiç şüphesiz Kaleiçi (Old Town) bölgesi oluyor. Şehrin tam ortasında konumlanmış bu tarihi merkez, ziyaretçilerini daha ilk adımlarında zaman yolculuğuna çıkarıyor. Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı gibi pek çok medeniyetin bıraktığı tarihi izlerle dolu olan bu bölge, günümüzde Antalya'nın turizmdeki canlı ve renkli yüzünü yansıtıyor.

Kaleiçi’nde Tarihi Bir Yolculuk

Kaleiçi, adeta bir açık hava müzesi gibi ziyaretçilerine tarihin derinliklerinde kaybolma fırsatı sunuyor. Arnavut kaldırımlı sokakları, taş döşeli yolları ve ahşap ile taşın muhteşem uyumuyla süslenmiş geleneksel Osmanlı evleriyle büyüleyici bir atmosfere sahip. Rengârenk begonvillerle süslenmiş konaklar, tarih kokan sokaklar boyunca uzanarak ziyaretçileri büyüleyici bir zaman yolculuğuna davet ediyor.

Bu tarihi dokunun en önemli giriş noktası ise Roma İmparatoru Hadrianus’un Antalya ziyaretini ölümsüzleştirmek adına inşa edilen Hadrian Kapısıdır. Mermerden yapılmış üç kemerli zarif kapıdan adımınızı atar atmaz kendinizi tarihin içerisinde bulacaksınız.

Gezilecek Tarihi Yapılar ve Mekânlar

Kaleiçi bölgesi; Yivli Minare, Kesik Minare, Hıdırlık Kulesi, Karatay Medresesi ve Şehzade Korkut Camii gibi çok sayıda tarihî yapıya ev sahipliği yapıyor. Yivli Minare, Selçuklu döneminden kalma sekizgen kaideli yapısıyla Antalya’nın sembolü haline gelmiş, şehrin her noktasından görülebilen zarif bir yapıdır. Bir Bizans kilisesi olarak başlayıp camiye dönüştürülen Kesik Minare ise çok kültürlü Antalya’nın sembollerinden biri haline gelmiş tarihi yapılardan biridir.

Deniz manzarasının tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir durak olan Hıdırlık Kulesi, Romalılar tarafından gözetleme noktası ve deniz feneri olarak inşa edilmiş, günümüzde ise ziyaretçilerine muhteşem gün batımı manzaraları sunan bir yer haline dönüşmüştür.

Eğlence, Kültür ve Alışverişin Merkezi

Kaleiçi’nin sokakları, gündüz tarihî ve kültürel keşiflerle doluyken, akşamları da restoran, bar ve kafelerin ışıklarıyla renkleniyor. Uluslararası mutfaklardan Akdeniz’in eşsiz lezzetlerine kadar birçok alternatif sunan restoranlarda yemek yiyebilir, canlı müzik eşliğinde keyifli akşamlar geçirebilirsiniz.

Kaleiçi’nin butik otelleri ve pansiyonları ise Antalya’nın yerel dokusunu hissederek konaklama fırsatı sunuyor. Eski Osmanlı konaklarının restore edilmesiyle oluşturulan bu konaklama yerleri, otantik atmosferiyle ziyaretçilerin tatil deneyimini unutulmaz kılıyor.

Kaleiçi’ne Nasıl Gidilir?

Antalya’nın Muratpaşa ilçesinde, şehrin tam merkezinde bulunan Kaleiçi'ne ulaşım oldukça kolaydır. Antalya Havalimanı’ndan kalkan tramvay ve otobüslerle yaklaşık 25 dakikada Kaleiçi’ne ulaşabilirsiniz. Antalya otogarından ise şehir içi minibüsler veya tramvay kullanarak kısa sürede bölgeye varabilirsiniz. Özel araçlarıyla gelenler için Kaleiçi’nin çevresinde uygun otoparklar mevcuttur, ancak sokaklar dar olduğu için çoğu zaman araç trafiğine kapalıdır ve yürüyerek keşfedilmesi tavsiye edilir.

Kaleiçi Ücretli mi?

Kaleiçi’ne giriş ücretsizdir. Ancak burada bulunan bazı müzeler ve özel işletmeler (örneğin, Suna-İnan Kıraç Kaleiçi Müzesi gibi) ziyaret için ücret talep edebilir. Çoğu tarihî yapı ise ücretsiz olarak gezilebilir ve fotoğraf çekimine açıktır.

Kaleiçi’nde Mutlaka Yapılması Gerekenler:

  • Tarihi Hadrian Kapısı'ndan giriş yaparak gezintiye başlayın.
  • Tarihi sokaklarında kaybolup, fotoğraf çekerek anılar biriktirin.
  • Yat Limanı’nda günübirlik tekne turlarına katılarak Antalya’nın turkuaz koylarını keşfedin.
  • Kaleiçi’nin şirin kafelerinde oturup, Akdeniz'in serin esintisi eşliğinde kahve veya Antalya'nın meşhur turunç reçelli tatlılarından tadın.
  • Geleneksel ürünlerin satıldığı hediyelik eşya dükkânlarından sevdiklerinize ve kendinize özel hediyeler alın.

Antalya’nın gerçek ruhunu yansıtan Kaleiçi, hem tarihiyle hem de günlük yaşamın hareketliliğiyle unutulmaz bir tatil deneyimi yaşatıyor. Antalya’ya geldiğinizde Kaleiçi’nin büyüsüne kapılmadan dönmemelisiniz. Burada geçireceğiniz zaman, Antalya seyahatinizin en güzel anıları arasında yer alacak.

Aspendos Antik Kenti

Antalya’nın Serik ilçesinde, şehir merkezine yaklaşık 46 kilometre uzaklıkta konumlanan Aspendos Antik Kenti, Akdeniz'in tarihsel dokusunu günümüze taşıyan en etkileyici alanlardan biridir. M.Ö. 10. yüzyılda Akalar tarafından kurulan kent, daha sonra Pers, Helenistik ve Roma dönemlerinde de zenginleşerek önemli bir ticaret ve kültür merkezi hâline gelmiştir.

Özellikle Roma dönemindeki parlak yıllarını yaşayan Aspendos, bugün Akdeniz bölgesinin en iyi korunmuş Roma dönemi eserlerine ev sahipliği yapıyor. Kentin en dikkat çekici yapısı, muhteşem mimarisi ve günümüze kadar ulaşan kusursuzluğu ile Aspendos Antik Tiyatrosu’dur. Yaklaşık 2000 yıldır ayakta kalmayı başaran tiyatro, Roma İmparatoru Marcus Aurelius döneminde (MS 2. yüzyıl) inşa edilmiştir. 20.000 seyirci kapasitesine sahip olan bu tiyatro, Roma mimarisinin mühendislik harikalarından biri olarak kabul edilir. Özellikle akustik kalitesi o kadar mükemmeldir ki, bugün bile opera, bale ve konser gibi etkinliklere ev sahipliği yapmakta ve ziyaretçilerine unutulmaz anlar yaşatmaktadır.

Aspendos’un güzellikleri tiyatro ile sınırlı değildir. İki ayrı tepe üzerine kurulan kentte, tiyatronun yanı sıra ziyaret edilebilecek pek çok tarihi kalıntı bulunur. Antik kentin agora (şehir meydanı), bazilika, Roma hamamları ve tapınak kalıntıları ziyaretçilere Roma döneminin günlük yaşamından önemli ipuçları sunar. Ayrıca antik kent çevresinde uzanan su kemerleri de görülmeye değerdir. Roma döneminde kilometrelerce uzaklıktan getirilen suyu taşıyan bu devasa su kemerleri, Roma mühendislik dehasının bir başka örneğidir ve günümüzde hala büyük bir hayranlık uyandırmaktadır.

Aspendos Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Aspendos, Antalya merkezden yaklaşık 40-45 dakikalık bir yolculukla kolayca ulaşılabilen bir konumdadır. Antalya şehir merkezinden hareket eden Serik veya Manavgat yönündeki minibüslerle veya Antalya Otogarı'ndan hareket eden şehirlerarası otobüslerle Serik ilçesine geldikten sonra buradan Aspendos’a giden dolmuşları kullanabilirsin.

Özel araçla gitmeyi tercih edenler için Aspendos’a ulaşım çok daha rahattır. Antalya merkezden Serik yönüne doğru ilerleyerek yaklaşık 35-40 dakika içinde, tabelalarla belirtilmiş olan antik kente rahatça ulaşabilirsiniz. Otopark alanı bulunduğu için araçla ulaşımda sıkıntı yaşanmaz.

Aspendos Antik Kenti Ücretli mi?

Aspendos Antik Kenti'ne giriş ücretlidir. Girişlerde MüzeKart geçerlidir ve bu kart sayesinde Aspendos'un yanı sıra Antalya bölgesindeki pek çok müzeyi ücretsiz gezebilirsiniz. MüzeKart’ınız yoksa, girişte bilet satın almanız gerekir. 2024 yılı için giriş ücreti yaklaşık 100 TL olarak belirlenmiştir ancak fiyatlar dönemsel olarak değişebilir.

Aspendos’ta Neler Yapılır?

Aspendos'u ziyaret edenler, tarihin içinde gezinmenin yanı sıra çeşitli kültürel etkinliklerle de unutulmaz anlar yaşayabilirler. Özellikle yaz aylarında düzenlenen Uluslararası Aspendos Opera ve Bale Festivali, dünya çapında sanatçıları ve sanatseverleri antik tiyatronun eşsiz atmosferinde buluşturur. Ayrıca antik kent içinde ve çevresinde yürüyüş yapabilir, fotoğraf çekebilir, Roma hamamlarını ve agorayı keşfedebilirsiniz.

Aspendos’u Ziyaret Etmek İçin En İyi Zaman

Antalya'nın sıcak yaz günlerinde, sabah erken saatlerde veya gün batımına yakın saatlerde Aspendos'u ziyaret etmek idealdir. Böylece hem sıcak havadan korunabilir hem de Aspendos’un etkileyici manzarasının tadını doyasıya çıkarabilirsiniz.

Aspendos, hem tarih tutkunları hem de kültür-sanat severler için unutulmaz bir keşif noktasıdır. Antalya seyahatinde bu eşsiz tarihî ve kültürel alanı keşfetmek, tatil deneyimini çok daha anlamlı kılacaktır.

Olimpos Antik Kenti

Antalya’nın güney sahilinde, Kemer ile Kumluca ilçeleri arasında yer alan Olimpos Antik Kenti, tarihî ve doğal güzellikleriyle bölgenin en popüler gezi noktalarından biridir. Phaselis Antik Kenti ile birlikte Likya medeniyetinin önemli liman kentlerinden biri olan Olimpos, tarihle doğayı mükemmel bir uyum içinde buluşturuyor.

Olimpos, M.Ö. 2. yüzyılda Helenistik dönemde kurulmuş olup Roma ve Bizans dönemlerinde altın çağını yaşamıştır. Bugün, kentte dolaşırken Roma döneminden kalma tapınaklar, antik tiyatro, agora (kent meydanı), Roma hamamları, lahitler ve Orta Çağ’dan kalma etkileyici bir kale gibi pek çok tarihi kalıntıyla karşılaşmak mümkün. Antik kent içerisindeki yapıların çoğu Roma dönemine ait olup büyük bölümü kesme taşlardan inşa edilmiştir. Olimpos’u gezerken özellikle tanrılara adanan adak sunaklarını, muhteşem Roma agorasını ve şehrin girişindeki görkemli kalıntıları mutlaka incelemelisin.

Antik kent, aynı zamanda koruma altına alınan bir milli park alanı içinde yer alıyor. Bölgeyi eşsiz kılan özelliklerinden biri, yemyeşil doğası ve tertemiz plajıdır. Olimpos sahili, caretta caretta deniz kaplumbağalarının da önemli yuvalama bölgelerinden biri olduğu için doğallığını koruyan ender sahillerden biridir.

Olimpos’a yaklaşık 4 km mesafede bulunan Yanartaş (Chimera), Olimpos ziyaretinin olmazsa olmazları arasındadır. Mitolojide “sonsuz ateş” olarak bilinen Yanartaş, yer altından çıkan doğal gazın havayla buluşması sonucu binlerce yıldır sönmeden yanan alevlere ev sahipliği yapıyor. Bu gizemli doğal oluşum özellikle geceleri ziyaretçilere eşsiz bir atmosfer sunar.

Olimpos Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Olimpos, Antalya şehir merkezine yaklaşık 85 kilometre uzaklıkta, Kemer ve Kumluca ilçeleri arasında bulunur. Antalya otogarından Kumluca veya Finike yönüne hareket eden minibüslerle Olimpos kavşağına kadar ulaşılabilir. Olimpos sapağından minibüslerle veya özel araçla yaklaşık 10 dakikalık bir yolculuk sonrası Olimpos girişine ulaşılır. Buradan kısa bir yürüyüşle antik kent ve sahile varmak mümkündür.

Olimpos Antik Kenti Ücretli mi?

Olimpos Antik Kenti’ne giriş ücretlidir. Girişte MüzeKart geçerli olup kart sahibi olmayan ziyaretçiler için giriş ücreti yaklaşık 40 TL’dir. Antik kente giriş yaptıktan sonra plaja geçiş için ayrıca ücret ödenmez.

Olimpos’ta Yapılacaklar ve Tavsiyeler:

  • Tarihi kalıntılar arasında gezinti yaparak Roma döneminin atmosferini hissedebilir, tarihi Likya yollarında yürüyüş yapabilirsin.
  • Olimpos'un ünlü bungalov evlerinde veya kamp alanlarında doğa ile iç içe konaklayabilirsin.
  • Tekne ve dalış turlarıyla Olimpos’un eşsiz koylarını keşfedip Akdeniz’in berrak sularının keyfini çıkarabilirsin.
  • Gece Yanartaş’a giderek ateşin büyülü görüntüsünü seyredebilirsin.
  • Çevredeki restoranlarda Akdeniz ve Türk mutfağının lezzetlerini tatmayı da unutma.

Olimpos, hem doğa tutkunları hem tarih meraklıları hem de huzur arayan gezginler için ideal bir seyahat noktasıdır. Burada geçireceğin her an Antalya’nın doğal ve tarihî güzelliklerini hafızana unutulmaz şekilde kazıyacak!

Kurşunlu Şelalesi

Antalya'nın kalabalığından uzaklaşıp kendini adeta başka bir dünyaya ışınlanmış gibi hissetmek istiyorsan, şehrin hemen yanı başındaki Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı, bunun için ideal bir yer. Antalya şehir merkezine sadece 22 kilometre uzaklıkta bulunan bu eşsiz doğa harikası, 1991 yılında milli park ilan edilerek koruma altına alınmıştır. Toplam 33 hektarlık geniş bir alanda yayılan park, büyüleyici şelalesi, zengin bitki örtüsü ve huzurlu atmosferi ile Antalya gezilerinin vazgeçilmez noktalarından biridir.

Kurşunlu Şelalesi’nde Seni Neler Bekliyor?

Kurşunlu Şelalesi, 18 metre yükseklikten dökülen masmavi suları ve yemyeşil bitki örtüsü ile ziyaretçilerine unutulmaz bir doğa şöleni sunar. Ana şelalenin yanı sıra park alanında irili ufaklı 7 adet küçük şelale ve birbirinden güzel kaya göletleri bulunuyor. Bu göletlerin etrafında ördekler, kaplumbağalar ve rengarenk kuş türlerini gözlemleyebilir, doğanın sakinleştirici sesleri eşliğinde keyifli bir yürüyüş yapabilirsin.

Şelalenin çevresindeki yürüyüş yolları oldukça bakımlı ve düzenli olduğu için çocuklu ailelerin rahatça gezebileceği bir alandır. Park içindeki patikalar, ziyaretçilere doğanın kalbinde uzun yürüyüşler yapma fırsatı sunarken, her köşesi fotoğraf tutkunları için mükemmel kareler yakalamaya imkân tanır.

Kurşunlu Şelalesi’nde Yapılacak Aktiviteler

Kurşunlu Şelalesi, sadece manzarasıyla değil, sunduğu aktivitelerle de keyifli zaman geçirmeni sağlar:

  • Doğa yürüyüşü: Şelalenin çevresindeki patikalar boyunca yürüyerek farklı manzaralar keşfedebilir, doğanın tadını doyasıya çıkarabilirsin.
  • Piknik keyfi: Parkta bulunan özel piknik alanlarında sevdiklerinle birlikte güzel bir piknik yapabilir, doğanın huzurunu hissedebilirsin.
  • Fotoğrafçılık: Kurşunlu Şelalesi’nin eşsiz güzellikteki manzarası fotoğraf tutkunları için kaçırılmaz bir fırsattır. Özellikle sabah saatleri, fotoğraf çekimi için ideal zamandır.
  • Restoran ve Kafeler: Doğa gezinin ardından park içinde yer alan restoranda kahveni yudumlayabilir veya yerel lezzetlerin tadına bakabilirsin.

Kurşunlu Şelalesi’ne Nasıl Gidilir?

Kurşunlu Şelalesi, Antalya şehir merkezinden yaklaşık 30 dakikalık bir araç yolculuğu ile kolayca ulaşılabilecek bir konumdadır. Antalya-Aksu karayolu üzerinden Isparta yönüne doğru ilerlerken tabelaları takip ederek ulaşabilirsin. Toplu taşıma tercih ediyorsan, şehir merkezinden kalkan ve Aksu istikametinde ilerleyen minibüs ve belediye otobüsleriyle de şelale bölgesine yakın bir noktaya kadar ulaşım sağlanmaktadır.

Kurşunlu Şelalesi Giriş Ücretli mi?

Kurşunlu Şelalesi Tabiat Parkı’na giriş ücretlidir. Kişi başı giriş ücreti yaklaşık 15 TL’dir. (Fiyatlar dönemsel olarak değişebilir). Otopark alanı bulunduğu için özel aracınla geliyorsan park sorunu yaşamazsın.

Kurşunlu Şelalesi’ni Ziyaret Etmek İçin En İyi Zaman

Kurşunlu Şelalesi, yıl boyunca ziyaret edilebilen bir güzelliğe sahip olsa da özellikle bahar aylarında doğanın canlanmasıyla çok daha renkli bir atmosfere kavuşur. Yaz sıcaklarında serinlemek için ideal bir kaçış noktasıdır. Sabah erken saatlerde gitmek ise kalabalıktan uzak, sakin ve huzurlu bir deneyim sunar.

Kurşunlu Şelalesi’nde geçireceğin bir gün, doğanın tüm güzelliklerini yaşayarak Antalya tatiline farklı bir boyut katacak ve unutulmaz anılar biriktirmeni sağlayacak.

Düden Şelalesi

Antalya'nın merkezine yakın, huzur dolu bir doğa köşesi arıyorsan, Düden Şelalesi (Düdenbaşı Şelalesi) seni bekliyor. Antalya şehir merkezine sadece 10 kilometre mesafede, Kepez ilçesinde bulunan bu şelale, kentin doğa turizminin en popüler destinasyonları arasında yer alıyor. Özellikle sıcak yaz günlerinde, Antalya’nın bunaltıcı havasından kaçmak isteyenler için serin bir sığınak olan Düden Şelalesi, ziyaretçilerine eşsiz güzellikler sunuyor.

Düden Şelalesi’nin Muhteşem Manzarası

Düden Şelalesi iki ayrı bölümden oluşuyor: Yukarı Düden Şelalesi (Düdenbaşı) ve Aşağı Düden Şelalesi.

  • Yukarı Düden Şelalesi, Kepez ilçesinde yemyeşil bir doğanın içerisinde yer alır. Burada yaklaşık 20 metre yükseklikten dökülen suların oluşturduğu gölet, büyüleyici bir ortam yaratıyor. Şelalenin etrafındaki ahşap yürüyüş yolları, seyir terasları ve mağara girişleri doğayla bütünleşmiş bir keşif imkânı sağlıyor. Ayrıca park içinde bulunan kafe, restoran ve çay bahçelerinde suyun huzur veren sesi eşliğinde dinlenip keyifli vakit geçirebilirsin.

  • Aşağı Düden Şelalesi ise Yukarı Düden’den ayrılan suların yaklaşık 9 kilometrelik bir yolculuk sonrasında Antalya’nın falezlerinden Akdeniz’e 40 metrelik bir yükseklikten dökülmesiyle oluşur. Lara semtinde bulunan bu eşsiz manzara, Antalya’nın simgelerinden biri hâline gelmiştir. Özellikle burada güneşin batışını izlemek, falezlerden dökülen şelalenin oluşturduğu muhteşem görsel şöleni seyretmek unutulmaz bir deneyimdir.

Düden Şelalesi’nde Yapabileceğin Etkinlikler

Düden Şelalesi ziyaretinde yapabileceğin pek çok aktivite var:

  • Yürüyüş ve Fotoğrafçılık: Yukarı Düden Şelalesi’nin çevresindeki ahşap yürüyüş yollarında doğanın tadını çıkarabilir, doğa fotoğrafçılığı için harika kareler yakalayabilirsin.
  • Tekne Turu: Aşağı Düden Şelalesi’nin etkileyici manzarasını yakından görmek istersen Kaleiçi Limanı veya Lara Plajı’ndan kalkan tekne turlarına katılabilir, falezlerden akan şelale sularını denizden seyredebilirsin.
  • Bisiklet Gezisi: Lara bölgesindeki şelale çevresinde düzenlenmiş yürüyüş ve bisiklet yollarında doğayla iç içe keyifli bir tur atabilirsin.
  • Piknik ve Dinlenme: Yukarı Düden Şelalesi’nin huzurlu ortamında çayını yudumlayabilir ya da ailen ve arkadaşlarınla güzel bir piknik yapabilirsin.

Düden Şelalesi’ne Nasıl Gidilir?

  • Yukarı Düden Şelalesi, Antalya merkezden Kepez ilçesi yönüne doğru araçla yaklaşık 20 dakikada kolayca ulaşabileceğin bir konumda. Şehir merkezinden hareket eden minibüs ve otobüslerle de ulaşım sağlanabiliyor.

  • Aşağı Düden Şelalesi, Lara bölgesinde, şehir merkezine yaklaşık 8 kilometre mesafededir. Lara yönüne giden toplu taşıma araçları ile ulaşım son derece pratiktir.

Düden Şelalesi Giriş Ücreti Var mı?

Yukarı Düden Şelalesi’nin bulunduğu park alanına giriş ücretlidir. Kişi başı giriş ücreti yaklaşık 15 TL civarındadır. Aşağı Düden Şelalesi’ne ise herhangi bir giriş ücreti ödenmemektedir, şelale herkesin ziyaretine açık bir şekilde falezlerden dökülerek manzara sunmaktadır.

Düden Şelalesi’ni Ziyaret İçin En İyi Zaman

Düden Şelalesi’ni özellikle bahar ve yaz aylarında ziyaret etmek idealdir. Yazın sıcak günlerinde burada serinleyebilir, bahar aylarında ise yeşilin ve şelalenin sunduğu görsel şölenin tadını çıkarabilirsin. Kalabalıktan kaçmak isteyenler için erken saatlerde ziyaret önerilir.

Antalya gezinde, şehrin doğal güzelliklerini en iyi şekilde yaşamak istiyorsan, Düden Şelalesi mutlaka uğraman gereken adreslerden biri olacak. Doğanın huzur veren enerjisini hissetmek için bu eşsiz güzelliği kaçırmamalısın!

Manavgat Şelalesi

Antalya’nın en popüler doğa harikalarından biri olan Manavgat Şelalesi, Antalya şehir merkezine yaklaşık 76 kilometre mesafede, Manavgat ilçesinde yer alıyor. Zümrüt yeşili ormanlarla çevrili bu eşsiz şelale, Türkiye’nin olduğu kadar dünyanın da en tanınmış şelalelerinden biridir. Her yıl bir milyondan fazla turist tarafından ziyaret edilen Manavgat Şelalesi, yalnızca doğal güzelliğiyle değil, sunduğu macera dolu etkinliklerle de ziyaretçilerini büyülüyor.

Manavgat Şelalesi’nin Büyüleyici Manzarası ve Özellikleri

Manavgat Nehri üzerinde bulunan şelale, yaklaşık 5 metre yüksekliğindeki falezlerden oldukça geniş bir alana yayılarak akıyor. Şelalenin suları, kaynağındaki karstik yapı sebebiyle dumanlı ve köpüklü bir görünüme sahiptir. Bu özelliği sayesinde Manavgat Şelalesi her mevsim büyüleyici bir manzara oluşturur ve fotoğrafçılar için mükemmel görüntüler sunar.

Şelalenin çevresi ziyaretçiler için özenle düzenlenmiş yürüyüş yolları, seyir terasları ve dinlenme alanlarıyla çevrilidir. Burada yürürken hem şelalenin serinletici havasını hissedebilir hem de doğanın güzelliklerini yakından keşfedebilirsin.

Manavgat Şelalesi’nde Yapılabilecek Aktiviteler

Manavgat Şelalesi, doğanın tadını çıkarmak isteyenlere pek çok farklı aktivite imkânı sunar:

  • Rafting ve Kano Turları: Kolay seviyede bir rafting parkuruna sahip olan Manavgat Nehri, rafting yapmak isteyenler için idealdir. Özellikle rafting yapmaya yeni başlayanlar ve aileler için uygundur. Ayrıca kano veya bot turlarına katılarak da bölgenin doğasını keşfedebilirsin.

  • Doğa Yürüyüşü ve Fotoğrafçılık: Şelalenin çevresindeki yürüyüş yolları, doğayla iç içe yürüyüş yapmak isteyenler için harika fırsatlar sunar. Doğa fotoğrafçıları için ise burası adeta bir cennettir; şelale manzarası, doğal yaşam ve orman görüntüleri eşsiz fotoğraflar yakalamanı sağlar.

  • Yeme-İçme ve Piknik: Manavgat Şelalesi’nin hemen yanında bulunan balık restoranlarında taptaze alabalık ve çeşitli Akdeniz lezzetlerinin tadına bakabilirsin. Ayrıca şelale çevresinde bulunan piknik alanları ve çay bahçelerinde aile veya arkadaşlarınla keyifli zaman geçirebilir, doğanın huzurlu ortamının tadını çıkarabilirsin.

Manavgat Şelalesi’ne Nasıl Gidilir?

Manavgat Şelalesi’ne ulaşmak oldukça kolaydır. Antalya şehir merkezinden Manavgat yönüne giden minibüs veya otobüslerle yaklaşık 1 saatlik bir yolculuk sonrası Manavgat merkeze ulaşıp buradan şelaleye giden dolmuşlara binebilirsin. Özel araç ile gitmek isteyenler ise Antalya-Alanya kara yolundan tabelaları takip ederek rahatça şelaleye ulaşabilir. Şelale bölgesinde büyük bir otopark da mevcuttur.

Manavgat Şelalesi Giriş Ücreti Var mı?

Manavgat Şelalesi’ne giriş ücretlidir. 2024 yılı için giriş ücretleri kişi başı yaklaşık 15-20 TL arasında değişmektedir. Özel araçlarla gelen ziyaretçiler için otopark hizmeti de verilir. Bölgede bulunan restoran ve kafeler ayrı işletmeler olduğundan, fiyatlar işletmeye göre değişebilir.

Manavgat Şelalesi’ni Ziyaret İçin En İyi Zaman

Manavgat Şelalesi, Antalya’nın sıcak yaz günlerinde serinlemek ve doğa aktiviteleri yapmak isteyenler için idealdir. Yaz aylarında ziyaretçi sayısı oldukça artar, bu nedenle sabah erken saatlerde ziyaret etmek daha sakin bir ortam sunar. Ayrıca ilkbahar aylarında, doğanın canlanmasıyla birlikte şelale ve çevresi çok daha canlı ve renkli hale gelir.

Perge Antik Kenti

Antalya şehir merkezine sadece 16 kilometre uzaklıkta bulunan Perge Antik Kenti, Hitit dönemine uzanan tarihiyle Akdeniz’in en önemli kültürel miraslarından biri olarak karşımıza çıkıyor. İlk olarak Hitit kayıtlarında “Parha” ismiyle anılan kent, özellikle Roma döneminde Anadolu'nun en zengin ve en gelişmiş şehirlerinden biri haline gelmişti.

Perge’nin Tarihteki Yeri ve Önemi

Hititler, Helenler, Romalılar ve Bizanslılar başta olmak üzere pek çok medeniyetin izlerini taşıyan Perge, tarih boyunca bölgenin en güçlü kültür ve ticaret merkezlerinden biri oldu. Özellikle Roma döneminde şehir, planlı şehircilik anlayışıyla Anadolu'daki örnek şehirlerden biriydi. Kentin düzenli sokakları, sütunlarla süslenmiş uzun caddeleri ve etkileyici mimarisi günümüzde bile ziyaretçilerini hayran bırakıyor.

Perge ayrıca heykeltıraşlık sanatının zirveye ulaştığı bir kent olarak bilinir. Kentte bulunan heykellerin birçoğu, günümüzde Antalya Arkeoloji Müzesi’nde sergilenmekte olup dünyanın dört bir yanından ziyaretçi çekmektedir.

Perge Antik Kenti’nde Görülecek Yerler

Perge Antik Kenti, ziyaretçilere birbirinden güzel tarihi yapılar ve kalıntılar sunar. Kent gezinde görmen gereken en önemli yerler şunlardır:

  • Antik Tiyatro: M.S. 2. yüzyılda Roma döneminde inşa edilmiş olan tiyatro, yaklaşık 15.000 kişilik devasa kapasitesiyle kentin simge yapılarından biridir. Zengin sahne dekorasyonları ve mimarisiyle görülmeye değer bir yapıdır.

  • Sütunlu Caddeler: Perge’nin en dikkat çekici özelliklerinden biri, kuzey-güney ve doğu-batı yönünde uzanan sütunlu caddeleridir. Bu caddeler üzerinde gezerken Roma döneminin şehir planlaması ve sosyal yaşamını kolayca hissedebilirsin.

  • Roma Hamamları: Perge’de bulunan hamamlar, Roma dönemindeki sosyal yaşamın merkeziydi. Soğuk, sıcak ve ılık bölümlere sahip hamam komplekslerini gezerek Roma kültürünün ayrıntılarını keşfedebilirsin.

  • Agora (Şehir Meydanı): Perge’nin ticari hayatının merkezi olan agora, dükkânları, heykelleri ve mozaikleriyle zengin bir yapı olarak günümüze ulaşmıştır. Burada antik çağın ticaret kültürüne dair detayları görebilirsin.

  • Anıtsal Çeşmeler (Nymphaeum): Roma mimarisinin zarafetini yansıtan anıtsal çeşmeler, şehir halkının su ihtiyacını karşılayan önemli yapılardı. Kalıntıları bugün bile etkileyiciliğini koruyor.

Perge Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Antalya şehir merkezinden Perge’ye ulaşım oldukça kolaydır. Kent merkezinden Aksu ilçesine giden toplu taşıma araçlarıyla yaklaşık 20 dakikada Perge’ye ulaşabilirsin. Özel araçla gitmek isteyenler ise Antalya-Alanya yolu üzerinden Perge tabelalarını takip ederek kısa sürede antik kente ulaşabilirler. Kent çevresinde otopark bulunmaktadır.

Perge Antik Kenti Giriş Ücreti Var mı?

Perge Antik Kenti’ne giriş ücretlidir. 2024 yılı için giriş ücreti yaklaşık 100 TL civarındadır. MüzeKart sahipleri antik kenti ücretsiz olarak ziyaret edebilir.

Perge’yi Ziyaret İçin En İyi Zaman

Perge Antik Kenti’ni yılın her dönemi ziyaret etmek mümkündür, ancak Antalya'nın sıcak yaz aylarında sabah erken saatlerde veya akşamüstü saatlerinde ziyaret etmen, gezinin daha keyifli olmasını sağlayacaktır. Bahar aylarında ise daha serin ve sakin bir atmosferde kenti keşfedebilirsin.

Antalya gezinde Perge Antik Kenti’ni keşfederek Roma döneminin ihtişamına tanıklık edebilir, eşsiz bir tarih yolculuğu yaşayabilirsin. Bu büyülü kentin atmosferi seni binlerce yıl öncesine götürecek ve unutulmaz anılarla dolu bir gezi yaşatacak!

Olympos Teleferik

Antalya tatilinde eşsiz manzaraların tadını çıkarmak istiyorsan, Türkiye’nin en etkileyici teleferik hatlarından biri olan Olympos Teleferik tam sana göre. Antalya merkezine yaklaşık 61 kilometre uzaklıkta bulunan teleferik, ziyaretçilerini deniz seviyesinden 2.365 metre yüksekliğindeki Tahtalı Dağı’nın zirvesine kadar unutulmaz bir yolculuğa çıkarıyor.

Gökyüzüne Uzanan Yolculuk: Olympos Teleferik Deneyimi

Olympos Teleferik, Olimpos Beydağları Milli Parkı içerisinde yer alıyor. Teleferik, alt istasyondan (726 metre yükseklikte) başlayarak yaklaşık 10 dakika süren bir yolculukla seni Tahtalı Dağı’nın zirvesine, tam 2.365 metre yüksekliğe ulaştırıyor. Yolculuk boyunca Akdeniz’in uçsuz bucaksız mavi suları, yemyeşil çam ormanları ve heybetli kayalıkların eşsiz güzelliğini panoramik olarak seyredebilir, bu nefes kesici manzaraların tadını doyasıya çıkarabilirsin.

Her teleferik kabini, geniş camlarla kaplı olup 360 derece panoramik görüntü sunuyor. Böylece yolculuk sırasında Antalya’nın mavi denizini, yemyeşil vadileri ve Toroslar’ın çarpıcı güzelliklerini net bir şekilde görebilirsin. Her mevsim farklı güzelliklere sahip olan bu manzaralar, özellikle gün doğumu ve gün batımında daha da büyüleyici bir hâl alır.

Tahtalı Dağı Zirvesinde Seni Neler Bekliyor?

Zirveye ulaştığında seni unutamayacağın manzaralar bekliyor olacak. Zirvedeki seyir teraslarından Antalya Körfezi’nin, Olympos’un yemyeşil vadilerinin ve Akdeniz'in maviliğinin panoramik manzaralarını seyredebilirsin. Ayrıca zirvede bulunan kafede bir şeyler yiyip içerek, temiz dağ havası eşliğinde manzaranın tadını çıkarabilirsin.

Zirvedeki güneşlenme ve dinlenme alanları, fotoğraf tutkunları için de eşsiz kareler yakalama fırsatı sunar. Ayrıca dağ zirvesinde düzenlenen yamaç paraşütü etkinliklerine katılarak macera dolu anlar yaşayabilirsin.

Olympos Teleferik’e Nasıl Gidilir?

Olympos Teleferik, Antalya'nın batısında bulunan Kemer ilçesine bağlı Tekirova bölgesinde bulunur. Antalya merkezden Kemer yönüne giden D400 kara yolu takip edilerek yaklaşık bir saatlik araç yolculuğu sonrası teleferik alanına ulaşılabilir. Yol boyunca tabelalar sana rehberlik edecektir.

Toplu taşıma tercih edecek olursan Antalya otogarından Kemer veya Tekirova yönüne hareket eden minibüs veya otobüslere binerek alt teleferik istasyonu yakınında inebilirsin.

Olympos Teleferik Ücretleri ve Çalışma Saatleri

Olympos Teleferik, ücretli bir hizmettir ve girişte bilet satın alman gerekir. 2024 yılı itibariyle yetişkinler için gidiş-dönüş bilet fiyatı yaklaşık 500 TL civarındadır. 7-12 yaş arası çocuklara indirimli ücret uygulanırken, 0-6 yaş arası çocuklar için genellikle ücretsizdir. Fiyatlar dönemsel olarak değişebilir, gitmeden önce güncel ücretleri kontrol etmek faydalı olacaktır.

Teleferik, genellikle sabah 09:00'dan akşam 18:00'a kadar açık olup, yaz aylarında çalışma saatleri daha uzun olabilir.

Olympos Teleferik’i Ziyaret İçin En İyi Zaman

Teleferiği ziyaret etmek için en ideal zamanlar, manzaranın en net görüldüğü ilkbahar ve yaz aylarıdır. Ancak kış aylarında da zirvede kar manzarasını izlemek isteyenler için farklı ve büyüleyici bir deneyim sunar. Teleferik yolculuğundan en iyi keyfi almak için sabah erken veya gün batımına yakın saatlerde gitmek harika olacaktır.

Köprülü Kanyon

Antalya’da doğa sporları denilince akla ilk gelen yerlerden biri şüphesiz Köprülü Kanyon Milli Parkı’dır. Antalya merkezine yaklaşık 85 kilometre uzaklıkta, Manavgat ilçesi sınırlarında bulunan Köprülü Kanyon, Türkiye’nin en uzun ve etkileyici kanyonlarından biri olarak ziyaretçilerini karşılıyor. Doğanın görkemli güzellikleriyle çevrili Köprülü Kanyon, rafting, kamp, doğa yürüyüşü ve kaya tırmanışı gibi aktivitelerle tüm dünyadan doğaseverleri kendine çekiyor.

Köprülü Kanyon’un Muhteşem Doğası

1973 yılında milli park ilan edilen Köprülü Kanyon, 366 bin dekar büyüklüğündeki devasa alanıyla adeta bir doğa cennetidir. Toros Dağları’ndan doğan ve kanyondan geçerek Akdeniz’e ulaşan Köprüçay Nehri, bu bölgeye adını veren en önemli doğal güzelliklerden biridir.

Kanyonun uzunluğu yaklaşık 14 kilometre, yüksekliği ise bazı noktalarda 100 metreyi bulur. Bu sarp kaya duvarları ve derin vadiler, etkileyici manzaralar oluşturarak doğa tutkunlarını hayran bırakıyor. Bölge, endemik bitki türleri, yaban hayatı ve doğanın eşsiz görüntüleriyle fotoğrafçılar için de mükemmel bir çekim alanıdır.

Köprülü Kanyon’da Yapabileceğin Etkinlikler

Köprülü Kanyon, her türlü macera ve doğa aktivitesi için ideal bir ortam sunar:

  • Rafting:
    Antalya’da rafting denince akla gelen ilk adres Köprülü Kanyon’dur. Köprüçay’ın köpüklü sularında, profesyonel rehberler eşliğinde eğlenceli ve adrenalin dolu rafting turları yapabilir, doğa içinde unutulmaz anlar yaşayabilirsin. 12 kilometrelik rafting parkuru, hem yeni başlayanlar hem de deneyimli macera severler için uygundur.

  • Doğa Yürüyüşü ve Trekking:
    Köprülü Kanyon’un doğa yürüyüşü parkurlarında tertemiz hava eşliğinde yürüyebilir, sarp kayalıklar ve yemyeşil ormanlar arasında huzur dolu bir deneyim yaşayabilirsin. Yol boyunca tarihi köprüler, antik kalıntılar ve manzara noktaları seni bekliyor olacak.

  • Kaya Tırmanışı:
    Kanyonun dik kaya duvarları, kaya tırmanışı tutkunları için mükemmel bir ortam oluşturur. Uzman rehberler eşliğinde bu heyecan verici sporu deneyimleyebilirsin.

  • Kamp Yapmak:
    Köprülü Kanyon’un kamp alanlarında çadırını kurup doğa ile iç içe konaklayabilir, ateş başında yıldızları seyrederek huzur bulabilirsin.

  • Tarihi Yapıları Keşfetmek:
    Kanyon içerisinde Roma döneminden kalma taş kemerli tarihi köprüleri görebilir, Selge Antik Kenti, Oluk Köprü gibi tarihi ve kültürel mirasları ziyaret ederek, zaman içinde yolculuk yapabilirsin.

Köprülü Kanyon’a Nasıl Gidilir?

Antalya şehir merkezinden yaklaşık 1,5 saatlik araç yolculuğuyla kolayca Köprülü Kanyon’a ulaşılabilir. Antalya-Manavgat-Alanya kara yolu üzerinde ilerlerken, Köprülü Kanyon tabelalarını takip ederek milli parka ulaşabilirsin. Özel araçla gitmek istemeyenler Antalya merkez ve Manavgat’tan kalkan minibüslerle de ulaşım sağlayabilir.

Köprülü Kanyon Giriş Ücreti Var mı?

Köprülü Kanyon Milli Parkı’na giriş ücretsizdir. Ancak rafting ve diğer aktiviteler ücretlidir. Aktivitelerin fiyatları tercih edilen tur operatörüne göre değişiklik gösterebilir. Bölgede kamp yapacak veya konaklayacaksan tesislere bağlı olarak ek ücretler ödemen gerekebilir.

Köprülü Kanyon’u Ziyaret İçin En İyi Zaman

Köprülü Kanyon’u ziyaret etmek için en ideal dönemler, özellikle bahar ve yaz aylarıdır. Yazın sıcak günlerinde buz gibi suların içinde rafting yaparak serinleyebilir, doğa yürüyüşleri ve kamp aktiviteleri ile doğanın keyfini çıkarabilirsin. Bahar ayları ise kanyonun en güzel ve sakin zamanıdır; yemyeşil doğanın canlanmasıyla eşsiz görüntüler seni karşılar.

Antalya seyahatinde doğanın tadını çıkarmak ve adrenalini doyasıya yaşamak istiyorsan Köprülü Kanyon’u mutlaka ziyaret etmelisin. Burada geçireceğin her an hafızana kazınacak ve unutulmaz bir macera olarak kalacak!

Kaputaş Plajı

Türkiye’nin ve dünyanın en güzel plajları arasında gösterilen Kaputaş Plajı, Antalya’nın doğal güzelliklerinin simgelerinden biri olarak karşımıza çıkıyor. Antalya şehir merkezinden yaklaşık 190 kilometre uzaklıkta, Kaş ile Kalkan arasında bulunan bu büyüleyici plaj, etrafı yüksek kayalıklarla çevrili gizli bir koy içerisinde yer alıyor.

Kaputaş Plajı’nı Eşsiz Kılan Özellikler

Kaputaş Plajı’nı ziyaret edenleri karşılayan ilk görüntü, sarp kayalıkların arasından açılan turkuaz mavisi suları ve altın sarısı kumlarıdır. Akdeniz’in berrak sularıyla ünlü bu koyun turkuaz renginin sırrı ise denizin tabanında bulunan beyaz taşların ve kaynak suyunun bir araya gelmesi sonucu ortaya çıkan benzersiz tonudur.

Koyun çevresindeki dik kayalıklar, Kaputaş’ı dış dünyadan gizleyerek plaja özel ve doğal bir atmosfer kazandırıyor. Doğal yapısını koruyan plajda herhangi bir büyük yapılaşma bulunmaz, bu da Kaputaş’ın bakir güzelliğini muhafaza etmesini sağlar. Bu nedenle doğayla baş başa kalıp, denizin, güneşin ve sakinliğin tadını çıkarmak isteyenler için ideal bir destinasyondur.

Kaputaş Plajı’nda Seni Bekleyen Aktiviteler

Kaputaş Plajı, sadece denize girmek ve güneşlenmek için değil, farklı aktivitelerle de keyifli zaman geçirebileceğin bir alan sunar:

  • Yüzme ve Şnorkelle Dalma:
    Plajın kristal berraklığındaki sularında yüzmenin keyfi bir başkadır. Rengarenk balıkları, deniz yıldızlarını ve su altı canlılarını görmek isteyenler için şnorkelle dalış harika bir seçenektir.

  • Tekne Turları ve Yat Gezileri:
    Kaputaş Plajı, güzelliği nedeniyle Antalya’nın gezi tekneleri ve yatlarının uğradığı popüler duraklardan biridir. Antalya, Kaş veya Kalkan’dan kalkan günübirlik tekne turlarına katılarak Kaputaş’ın tadını denizden çıkarabilirsin.

  • Fotoğraf Çekimi:
    Kaputaş, fotoğraf tutkunları için de adeta bir cennettir. Yüksek tepelerden koyun panoramik manzaralarını çekebilir, unutulmaz kareler yakalayabilirsin.

Kaputaş Plajı’na Nasıl Gidilir?

Kaputaş Plajı’na ulaşım oldukça pratiktir. Antalya’dan yaklaşık 2,5 saatlik araç yolculuğu sonrası Kaş-Kalkan yolunu takip ederek plaja varabilirsin. Kaş veya Kalkan’dan hareket eden dolmuşlarla da yaklaşık 10-15 dakikalık bir yolculuk sonrası Kaputaş Plajı’nın girişine ulaşman mümkün. Plaja giden merdivenli patikadan kısa bir yürüyüşle plaja kolayca erişebilirsin.

Antalya’dan tekneyle ulaşmak isteyenler için ise Kaleiçi Yat Limanı’ndan veya Kaş’tan kalkan günübirlik gezi teknelerini tercih edebilirsin.

Kaputaş Plajı Ücretli mi?

Kaputaş Plajı’na giriş ücretsizdir. Ancak plajda sınırlı sayıda şemsiye ve şezlong kiralama hizmeti vardır. Yiyecek-içecek ihtiyaçların için plaj girişinde küçük bir büfe bulunur, ama plajın doğallığını koruması için büyük tesislerin olmadığını bilmelisin. Bu nedenle yanına atıştırmalık ve içecek alarak gelmen faydalı olabilir.

Kaputaş Plajı’nı Ziyaret İçin En İyi Zaman

Kaputaş Plajı’nın ünü sebebiyle yaz aylarında özellikle Temmuz ve Ağustos aylarında oldukça kalabalıktır. Daha sakin ve huzurlu bir plaj keyfi yaşamak istiyorsan ilkbahar (Mayıs-Haziran) ve sonbahar (Eylül-Ekim) aylarını tercih edebilirsin. Bu dönemlerde hava sıcaklığı hâlâ yüksektir, deniz ise son derece berrak ve keyiflidir.

Sabah erken saatlerde plajı ziyaret etmek ise hem sakin bir ortamda keyif yapmanı sağlar hem de eşsiz manzaraların tadını doyasıya çıkarmana olanak tanır.

Antalya’da unutulmaz bir deniz ve doğa deneyimi yaşamak istiyorsan, Kaputaş Plajı kesinlikle listenin en başında olması gereken yerlerden biridir. Turkuaz denizi ve doğal güzelliği ile bu büyüleyici plajda geçirdiğin zamanları asla unutamayacaksın!

Yanartaş

Antalya’nın Kemer ilçesine bağlı Çıralı köyü yakınlarında bulunan ve dünyanın dört bir yanından ziyaretçiyi kendine çeken Yanartaş (Chimera), Olimpos Dağı'nın "hiç sönmeyen ateşi" olarak biliniyor. Kemer ilçesinin güneydoğusunda, yemyeşil ormanlarla çevrili kayalık tepelerde yer alan Yanartaş, tam anlamıyla doğanın büyüleyici bir mucizesidir.

Yaklaşık 2500 yıldır kesintisiz şekilde yanan bu doğa harikası, kayaların arasından sızan doğal gazın hava ile buluşması sonucu oluşan alevlerle dikkat çekiyor. Antik çağlardan beri efsanelere konu olan Yanartaş, antik dönemde gemicilere yol gösterdiğine inanılan, asla sönmeyen mistik bir ateş olarak da bilinir.

Yanartaş’ı Benzersiz Kılan Özellikler ve Aktiviteler

Yanartaş’ın doğal alevleri gece-gündüz yanmaya devam eder. Özellikle gün batımından sonra ziyaret ettiğinde, taşların arasından yükselen bu alevlerin dans edişi, mistik ve unutulmaz bir atmosfer yaratır. Gündüz ise bölgeyi çevreleyen eşsiz doğa manzaralarıyla birleşen alevler, fotoğraf tutkunları için harika kareler yakalama imkânı sunar.

Yanartaş’a ulaşmak için doğanın içinde yaklaşık 1 kilometrelik bir yürüyüş yapman gerekir. Bu yürüyüş yolu, yemyeşil çam ormanlarının içinden geçer ve yol boyunca sana muhteşem doğa manzaraları eşlik eder.

Bölge aynı zamanda Likya Yolu yürüyüş rotasının bir parçasıdır ve Çıralı, Olimpos ve Adrasan gibi popüler tatil beldelerine çok yakın konumda yer alması sebebiyle doğa yürüyüşleri için ideal bir noktadır.

Yanartaş’ta Yapabileceğin Aktiviteler

  • Doğa Yürüyüşü: Likya Yolu’nun önemli duraklarından biri olan Yanartaş’a yürüyüş yaparak ulaşabilir, yol boyunca doğanın eşsiz güzelliklerini keşfedebilirsin.

  • Gece Manzarası: Yanartaş özellikle geceleri çok etkileyicidir. Ateşin büyüleyici ışığını izleyebilir, yıldızların altında unutulmaz anlar yaşayabilirsin.

  • Fotoğraf Çekimi: Özellikle akşamları Yanartaş’ın büyüleyici atmosferinde fotoğraf çekebilir, Antalya tatilinden eşsiz karelerle dönebilirsin.

  • Yakındaki Tatil Beldelerini Keşfetmek: Yanartaş’a oldukça yakın olan Çıralı, Olimpos ve Adrasan gibi turistik beldeleri ziyaret ederek Akdeniz’in tertemiz koylarında yüzebilir, kamp veya bungalovlarda konaklayabilirsin.

Yanartaş’a Nasıl Gidilir?

Yanartaş, Antalya merkeze yaklaşık 80 kilometre mesafede, Kemer’in güneydoğusunda Çıralı köyü yakınında bulunuyor. Antalya’dan Kumluca yönüne giden D400 kara yolu üzerinden Çıralı sapağına girerek ulaşım sağlanır. Çıralı merkezden Yanartaş girişine ulaşmak için araçla veya yaklaşık 3 kilometrelik doğa yürüyüşü yaparak ulaşabilirsin.

Toplu taşıma kullanmak istersen Antalya’dan kalkan Kumluca, Olimpos veya Adrasan minibüsleriyle Çıralı kavşağına gelebilir, buradan dolmuş ya da taksi ile Yanartaş’ın giriş noktasına ulaşabilirsin.

Yanartaş (Chimera) Giriş Ücretleri ve Ziyaret Saatleri

Yanartaş’a giriş ücretlidir. 2024 yılı için kişi başı giriş ücreti yaklaşık 20 TL civarındadır. MüzeKart burada geçerli değildir. Yanartaş, her gün ziyaret edilebilir ve gece-gündüz ziyarete açıktır. Özellikle akşam saatlerinde gitmen tavsiye edilir; çünkü ateşler karanlıkta çok daha etkileyici görünür.

Yanartaş’ı Ziyaret İçin En İyi Zaman

Yanartaş’ı ziyaret etmek için ilkbahar, yaz ve sonbahar ayları idealdir. Özellikle yaz aylarında sıcaklığın düştüğü akşam saatlerinde burayı ziyaret etmek çok keyiflidir. Doğa yürüyüşü sevenler için bahar ayları da harika bir tercihtir.

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğa ile tarihin mistik buluşmasını deneyimleyebileceğin Yanartaş (Chimera), senin için unutulmaz bir deneyim olacak ve tatil anılarına farklı bir boyut kazandıracak!

Karaalioğlu Parkı

Antalya’nın kalbinde, Akdeniz’in ünlü falezleri üzerinde, eşsiz bir doğa manzarasıyla konumlanmış olan Karaalioğlu Parkı, yaklaşık 140.000 metrekarelik devasa yeşil alanıyla Türkiye'nin en büyük şehir parklarından biri olarak karşımıza çıkıyor. 1940’lı yıllarda inşa edilen park, aynı zamanda Türkiye’nin en eski şehir parklarından biri olma özelliğine sahip.

Antalya’nın şehir hayatının tam ortasında yemyeşil bir vaha gibi uzanan Karaalioğlu Parkı, falezlerin üzerine kurulmuş ve ziyaretçilere Akdeniz’in sonsuz maviliğiyle Bey Dağları’nın büyüleyici silüetini bir arada sunuyor. Doğu-batı yönünde denize paralel ilerleyen geniş yürüyüş yolları boyunca, manzaranın tadını çıkarabileceğin çok sayıda seyir terası, kafeler, çay bahçeleri ve dinlenme alanları bulunuyor.

Karaalioğlu Parkı’nda Seni Neler Bekliyor?

Karaalioğlu Parkı, Antalya’nın merkezindeki en önemli rekreasyon alanlarından biridir. Akdeniz kıyılarının meşhur falezlerinin tam üzerinde yer alan parkta, yürüyüş yaparken bir yandan Akdeniz'in uçsuz bucaksız manzarasını seyreder, diğer yandan ise Toroslar’ın ihtişamını gözlemleyebilirsin. Park içindeki seyir terasları, Antalya'nın dünyaca ünlü Konyaaltı Sahili’nin panoramik manzarasını en güzel açıdan görebileceğin noktalardır.

Parkın içerisinde, Akdeniz’e özgü bitkilerin yanı sıra rengârenk çiçeklerle süslenmiş peyzajlı bahçeler bulunur. Antalya’nın iklimine ve doğasına ait pek çok bitki çeşidini keşfedebilir, yıl boyunca farklı renklerle süslenmiş bahçelerin keyfini çıkarabilirsin. Ayrıca, park içerisinde yer alan küçük göletler ve su fıskiyeleri de doğa yürüyüşlerine eşlik ederek huzurlu bir atmosfer yaratır.

Karaalioğlu Parkı’nda Yapabileceğin Aktiviteler

  • Yürüyüş ve Koşu:
    Park içerisinde denize paralel yürüyüş ve koşu yollarında spor yapabilir, temiz havada sağlıklı bir yaşamın tadını çıkarabilirsin.

  • Manzara Seyri ve Fotoğraf Çekimi:
    Parktaki seyir terasları özellikle gün batımı sırasında unutulmaz manzaralar sunar. Burada harika kareler yakalayabilir, Antalya’nın eşsiz güzelliklerini fotoğraflayabilirsin.

  • Dinlenme ve Piknik:
    Parkta bulunan geniş çim alanlarda ailen veya sevdiklerinle birlikte piknik yapabilir, çay bahçelerinde ve kafelerde oturarak Akdeniz manzarası eşliğinde keyifli vakit geçirebilirsin.

  • Kültürel Etkinlikler:
    Yıl boyunca park içerisinde açık hava konserleri, sergiler ve çeşitli etkinlikler düzenlenir. Antalya ziyaretinde parkta gerçekleşen bu kültürel etkinliklere katılarak tatiline renk katabilirsin.

Karaalioğlu Parkı’na Nasıl Gidilir?

Karaalioğlu Parkı, Antalya'nın merkez ilçesi Muratpaşa’da, Kaleiçi bölgesinin hemen güneyinde konumlanıyor. Antalya şehir merkezinden yürüyerek ulaşabileceğin gibi, toplu taşıma araçlarıyla da kolaylıkla ulaşım sağlayabilirsin. Şehrin her noktasından parkın yakınlarına ulaşan tramvay veya belediye otobüslerini tercih edebilirsin.

Karaalioğlu Parkı Ücretli mi?

Karaalioğlu Parkı’na giriş tamamen ücretsizdir. Antalya’nın kalbinde bulunan bu büyük şehir parkını günün her saati serbestçe ziyaret edebilirsin. Park içindeki kafe ve restoranlar ücretlidir ve fiyatları işletmelere göre değişiklik gösterir.

Karaalioğlu Parkı’nı Ziyaret İçin En İyi Zaman

Parkı ziyaret etmek için en ideal zamanlar ilkbahar ve sonbahar aylarıdır. Ancak Antalya’nın sıcak yaz günlerinde, özellikle sabah ve akşam saatlerinde park, serinlemek ve dinlenmek için idealdir. Park içindeki etkinliklerden faydalanmak istiyorsan etkinlik takvimini önceden kontrol edebilirsin.

Karaalioğlu Parkı, Antalya’da gezilecek yerler listesinin olmazsa olmazlarından biri olarak, eşsiz manzarası ve sunduğu etkinliklerle her ziyaretçiye unutulmaz anılar yaşatıyor. Eğer sen de huzur dolu bir gün geçirmek ve Akdeniz’in muhteşem güzelliklerine şahit olmak istersen, burayı Antalya’da görülecek yerler listenin en üst sıralarına eklemelisin.

Sandland

Sandland Antalya Kum Heykel Müzesi, Antalya’nın dünyaca ünlü Lara Plajı’nda yer alan ve şehrin en ilginç turistik cazibe noktalarından biridir. Her yıl binlerce ziyaretçiyi ağırlayan bu benzersiz açık hava müzesi, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekli kum heykel sanatçılarının yarattığı muhteşem eserlerle adeta bir sanat galerisine dönüşüyor.

Sandland’ın Etkileyici Atmosferi ve Özellikleri

Yaklaşık 10.000 m² gibi geniş bir alana yayılan Sandland, dünyanın en büyük kum heykel sergi alanlarından biridir. Her yıl farklı bir tema üzerine kurulan müzede yüzlerce dev boyutta kum heykel sergileniyor. Heykeller, dünyadan ünlü film karakterlerinden mitolojik kahramanlara, tarihî yapıların replikalarından masalsı figürlere kadar farklı konseptlerde ziyaretçilerini bekliyor.

Sandland’ı diğer kum heykel sergilerinden ayıran en önemli özellik, müzenin yılın 12 ayı boyunca ziyaret edilebilir olmasıdır. Özel bir teknikle hazırlanan kum heykeller, yağmur ve rüzgâra karşı dayanıklı olduğundan yaz-kış her mevsim ziyaretçilerine benzersiz bir sanat deneyimi sunuyor.

Sandland’da Seni Neler Bekliyor?

Sandland ziyaretinde sadece sergilenen eserleri görmekle kalmaz, aynı zamanda heykellerin yapım aşamalarını da canlı olarak izleyebilirsin. Her biri ortalama üç hafta süren yapım sürecinde, dünyanın farklı noktalarından gelen yetenekli sanatçıların nehir kumunu nasıl birer şahesere dönüştürdüğüne şahit olmak büyüleyici bir deneyim.

Ayrıca müze içinde yer alan gece ışıklandırmaları sayesinde, kumdan heykellerin etkileyici görüntüsünü gün batımından sonra da görebilir, eşsiz fotoğraflar çekebilirsin.

Sandland Antalya Kum Heykel Müzesi’nde Yapabileceğin Aktiviteler

  • Kum Heykel Atölyeleri:
    Kum heykel yapımına meraklıysan müze alanında düzenlenen workshop ve atölyelere katılarak kendi kum heykelini yapabilirsin.

  • Fotoğraf Çekimi:
    Sandland, özellikle gün batımında ve gece ışıklandırmalarıyla muhteşem fotoğraf kareleri yakalayabileceğin bir ortam sunuyor.

  • Yürüyüş ve Dinlenme:
    Lara Plajı’nın hemen yanında bulunan müzeyi gezdikten sonra plajda yürüyüş yapabilir, denizin tadını çıkarabilir ya da çevredeki kafelerde dinlenebilirsin.

Sandland’a Nasıl Gidilir?

Sandland Antalya Kum Heykel Müzesi, Antalya şehir merkezine yaklaşık 12 kilometre mesafede bulunan Lara bölgesinde yer alıyor. Şehir merkezinden Lara yönüne giden belediye otobüsleri ve minibüslerle yaklaşık 20 dakikalık bir yolculuk sonrası müzeye kolayca ulaşabilirsin. Özel araçla gitmek isteyenler için de müze çevresinde otopark alanları bulunuyor.

Sandland Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Sandland Antalya Kum Heykel Müzesi’ne giriş ücretlidir. 2024 yılı için giriş ücreti yaklaşık olarak kişi başı 100 TL civarındadır. Öğrenci ve çocuklar için indirimli giriş seçenekleri vardır. Müze yıl boyunca her gün ziyarete açıktır ve yaz aylarında sabah saatlerinden gece geç saatlere kadar gezilebilir.

Sandland’i Ziyaret İçin En İyi Zaman

Sandland Antalya Kum Heykel Müzesi’ni ziyaret etmek için her mevsim uygundur. Ancak Antalya’nın sıcak yaz aylarında müzeyi akşam saatlerinde ziyaret etmek, daha serin ve keyifli bir gezi yapmanı sağlar. Ayrıca gece ışıklandırmalarıyla birlikte heykellerin çok daha etkileyici bir görünüme kavuştuğunu unutma.

Antalya tatilinde farklı ve unutulmaz bir deneyim yaşamak istiyorsan, Antalya turistik yerler arasında ayrı bir yere sahip olan Sandland Antalya Kum Heykel Müzesi’ni mutlaka ziyaret etmelisin. Benzersiz kum heykellerin arasında gezerken hem sanata hem de yaratıcılığa doyacaksın. Bu eşsiz müze, Antalya merkez gezilecek yerler listenin de vazgeçilmez duraklarından biri olacak!

Antalya Aquarium

Konyaaltı Plajı’na sadece 5 dakikalık yürüme mesafesinde bulunan Antalya Aquarium, dünyanın en büyük akvaryum komplekslerinden biri olarak her yıl binlerce yerli ve yabancı turiste ev sahipliği yapıyor. 40 farklı tematik akvaryum ve dünyanın en büyük tünel akvaryumlarından biri olan 131 metre uzunluğunda ve 3 metre genişliğindeki dev akvaryum tüneli ile ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Antalya tatilinde Antalya’da görülecek yerler arasında mutlaka ziyaret edilmesi gereken bu akvaryum, su altının büyüleyici dünyasını keşfetmek isteyenler için eşsiz bir fırsat sunuyor.

Antalya Aquarium’da Seni Neler Bekliyor?

Antalya Aquarium, yalnızca balıkların sergilendiği bir alan olmanın ötesinde, ziyaretçilerine eğlence, keşif ve macera dolu bir deneyim yaşatıyor. Burada görebileceğin ve deneyimleyebileceğin birçok farklı alan bulunuyor:

1. Tematik Akvaryumlar

Antalya Aquarium’un içerisinde yer alan 40 farklı tematik akvaryum, dünyanın dört bir yanından gelen deniz canlılarını barındırıyor. Renkli mercan resiflerinden Amazon Nehri’nin tehlikeli sularına, Pasifik’in egzotik derinliklerinden Afrika göllerine kadar uzanan geniş bir su altı dünyasını burada keşfedebilirsin. Pirana, köpekbalıkları, zehirli vatozlar, deniz kaplumbağaları ve daha birçok ilginç türü yakından görme fırsatın olacak.

2. Dev Tünel Akvaryum

Akvaryumun en dikkat çekici alanlarından biri olan 131 metre uzunluğundaki dev tünel akvaryum, su altı dünyasının tam kalbinde hissetmeni sağlıyor. Tünelin her iki yanında ve üst kısmında yüzlerce farklı türden deniz canlısını gözlemleyebilir, köpekbalıklarının, vatozların ve dev balıkların büyüleyici dansına tanıklık edebilirsin.

3. Wild Park - Tropik Yaşam Alanı

Deniz canlılarından daha fazlasını görmek isteyenler için Wild Park, dünyanın en tehlikeli ve egzotik hayvanlarının sergilendiği özel bir alan. Burada zehirli yılanlar, dev tarantulalar, bukalemunlar, tropik kurbağalar ve daha birçok sürüngen ve böcek türü seni bekliyor.

4. Snow World & Ice Museum - Kar Dünyası

Antalya’nın sıcak atmosferinden bir anlığına uzaklaşıp gerçek bir kış deneyimi yaşamak ister misin? Snow World (Kar Dünyası) ve Ice Museum (Buz Müzesi) içerisinde kardan evler, iglolar ve karla kaplı eğlence alanları seni bekliyor. Burada kar topu oynayabilir, kızakla kayabilir ve -5 dereceyi bulan sıcaklıkta buz heykellerin arasında yürüyebilirsin.

5. Oceanride XD Cinema - Çok Boyutlu Sinema Deneyimi

Antalya Aquarium’un sunduğu bir diğer benzersiz deneyim ise Oceanride XD Sinema. Burada özel gözlükler ve hareketli koltuklarla su altı dünyasında sanal bir yolculuğa çıkabilirsin. Gerçekçi görseller ve etkileyici ses efektleri sayesinde okyanusların derinliklerinde unutulmaz bir macera yaşayabilirsin.

6. Restoranlar, Kafeler ve Alışveriş Alanları

Akvaryum gezisi sırasında dinlenmek ve bir şeyler atıştırmak isteyenler için tesiste restoranlar, kafeler ve dondurmacılar bulunuyor. Ayrıca hediyelik eşya dükkânlarından akvaryum temalı özel ürünler satın alabilir, bu eşsiz deneyimi hatıralarla taçlandırabilirsin.

Antalya Aquarium’a Nasıl Gidilir?

Antalya Aquarium, şehir merkezine oldukça yakın bir konumda yer alıyor ve ulaşım açısından oldukça rahat bir noktada bulunuyor.

  • Toplu Taşıma ile: Şehir merkezinden kalkan KL08, LF09, TC93 gibi belediye otobüsleri ile Konyaaltı yönüne giderek kolayca ulaşabilirsin.
  • Özel Araç ile: Kendi aracınla geliyorsan, Antalya Aquarium’un geniş bir otopark alanı bulunduğunu unutma.
  • Taksi veya Özel Transfer: Antalya Havalimanı’ndan ya da otelden özel transfer hizmetleriyle de akvaryuma ulaşmak mümkün.

Antalya Aquarium Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

Antalya Aquarium, yıl boyunca her gün ziyaretçilere açık. Güncel giriş ücretleri ve bilet seçenekleri dönemsel olarak değişiklik gösterebilir. 2024 yılı itibarıyla ortalama giriş ücretleri şu şekildedir:

  • Yetişkin: 600 TL
  • Öğrenci & Çocuk (3-12 yaş): 500 TL
  • 0-3 yaş: Ücretsiz

Ek olarak Snow World & Ice Museum, Wild Park ve Oceanride XD Cinema gibi ekstra deneyimler için ayrı biletler alman gerekebilir. Kombine bilet seçenekleri ise daha avantajlı olabilir.

Antalya Aquarium Ziyaret İçin En İyi Zaman

Antalya Aquarium’u her mevsim ziyaret edebilirsin. Özellikle yaz aylarında Antalya’nın sıcak havasından kaçıp serin bir ortamda keşif yapmak isteyenler için mükemmel bir alternatif. Sabah erken saatlerde veya akşamüstü daha sakin bir ortamda gezmek için ideal zamanlar olabilir.

Hıdırlık Kulesi

Antalya merkezinde, Karaalioğlu Parkı’nın güney köşesinde ve Kaleiçi Yat Limanı’na hakim bir noktada yer alan Hıdırlık Kulesi, şehrin en önemli tarihi yapılarından biri. M.Ö. 2. yüzyıla kadar uzanan geçmişiyle Roma döneminden günümüze kadar ulaşan bu etkileyici yapı, hem tarih meraklıları hem de manzara severler için kaçırılmayacak bir durak.

Hıdırlık Kulesi’nin Tarihi ve Mimarisi

Hıdırlık Kulesi, alt kısmı kare, üst kısmı ise silindir biçiminde inşa edilmiş, 14 metre yüksekliğinde bir Roma dönemi eseridir. Yapının Roma İmparatoru Hadrianus için yaptırıldığı düşünülse de, zaman içinde farklı amaçlarla kullanılmıştır. Antik çağlarda deniz feneri ve gözetleme kulesi olarak hizmet veren kule, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de önemli bir yapı olarak varlığını sürdürmüştür.

Bugün bile doğal yapısını büyük ölçüde koruyan kule, ziyaretçilerine Antalya’nın en güzel panoramik manzaralarından birini sunuyor. Kulenin içindeki taş merdivenleri kullanarak zirveye çıkabilir ve Kaleiçi, Yat Limanı ve Akdeniz’in muhteşem manzarasını izleyebilirsin.

Hıdırlık Kulesi’nde Yapılacak Aktiviteler

Hıdırlık Kulesi sadece tarihi dokusuyla değil, aynı zamanda sunduğu eşsiz manzaralar ve çevresindeki sosyal alanlarla da dikkat çekiyor.

  • Kulenin zirvesine çıkarak Antalya’nın en güzel manzaralarından birini izleyebilir, özellikle gün batımında unutulmaz kareler yakalayabilirsin.
  • Kaleiçi ve Yat Limanı’na yürüyerek tarihi sokakları keşfedebilir, şehrin kültürel mirasını yakından inceleyebilirsin.
  • Kule çevresinde yer alan kafelerde oturarak deniz manzarası eşliğinde kahveni yudumlayabilir, çevredeki restoranlarda lezzetli bir yemek yiyebilirsin.
  • Karaalioğlu Parkı’nda yürüyüş yaparak Akdeniz’in temiz havasını içine çekebilirsin.

Hıdırlık Kulesi’ne Nasıl Gidilir?

Hıdırlık Kulesi, Antalya şehir merkezinde yer aldığı için ulaşımı oldukça kolaydır.

  • Toplu taşıma ile gitmek istersen, şehir merkezinden geçen otobüs ve tramvay hatlarını kullanarak Kaleiçi bölgesine ulaşabilirsin.
  • Özel araç ile gideceksen, Kaleiçi ve Karaalioğlu Parkı çevresinde park edebileceğin alanlar mevcut.
  • Yürüyerek ulaşmak istersen, Kaleiçi’nden birkaç dakikalık bir yürüyüşle kuleye varabilirsin.

Hıdırlık Kulesi Ziyaret İçin En İyi Zaman

Hıdırlık Kulesi yılın her döneminde ziyaret edilebilir. Özellikle bahar ve yaz aylarında daha keyifli bir gezi sunar. Gün batımı saatlerinde kuleye çıkarsan, Akdeniz’in kızıllığa bürünen manzarasını izleyerek unutulmaz bir an yaşayabilirsin.

Karain Mağarası

Türkiye’nin en büyük doğal mağaralarından biri olan Karain Mağarası, Antalya şehir merkezine yaklaşık 30 kilometre uzaklıkta, Antalya-Burdur yolu üzerinde yer alıyor. Milyonlarca yıl önce doğal yollarla oluşmuş bu mağara, tarih öncesi dönemlerden itibaren insanlar tarafından yerleşim yeri olarak kullanılmış. Yapılan kazılarda ilk çağlara ait kişisel eşyalar, mağara resimleri ve insan yaşamına dair önemli kalıntılar keşfedilmiş.

Karain Mağarası’nda Yapılacak Keşifler

Karain Mağarası, doğa ve tarih meraklıları için eşsiz bir keşif noktası sunuyor.

  • İyi düzenlenmiş yürüyüş yolları sayesinde mağaranın farklı bölümlerini rahatça keşfedebilirsin.
  • Milyonlarca yılda oluşmuş devasa sarkıtlar, dikitler ve mağara içindeki küçük göletler arasında yürüyerek doğanın mucizelerine tanık olabilirsin.
  • Mağaranın duvarlarına kabartma yöntemiyle kazınmış Roma yazıtlarını inceleyebilir, binlerce yıl öncesine uzanan yaşam odalarını gözlemleyebilirsin.
  • Mağara çevresinde doğa yürüyüşleri yaparak bölgenin kendine özgü atmosferini hissedebilirsin.

Karain Mağarası’na Nasıl Gidilir?

Karain Mağarası’na ulaşım oldukça kolaydır.

  • Özel araç ile gitmek istersen, Antalya-Burdur yolu üzerinde tabelaları takip ederek mağaraya ulaşabilirsin. Yolculuk yaklaşık 40 dakika sürüyor.
  • Toplu taşıma ile gitmek istersen, Antalya şehir merkezinden Burdur yönüne giden minibüsleri kullanarak mağara yoluna en yakın noktaya ulaşıp kısa bir yürüyüşle mağaraya varabilirsin.

Aspendos

Serik ilçesinde yer alan Aspendos Antik Kenti, Roma döneminden günümüze kadar ulaşan en görkemli yapılarından birine ev sahipliği yapıyor. Aspendos Antik Tiyatrosu, antik çağın en büyük tiyatrolarından biri olup, etkileyici mimarisi ve görkemli yapısıyla ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen bu dev tiyatro, dünyanın en iyi korunan antik tiyatrolarından biri olarak kabul ediliyor ve klasik Roma mimari özelliklerini gözler önüne seriyor.

Aspendos Antik Tiyatrosu’nun Mimari Özellikleri

Aspendos Antik Tiyatrosu, 20.000 kişilik kapasitesiyle dönemin en büyük açık hava gösteri alanlarından biri olmuştur. Tiyatronun sahip olduğu mimari detaylar, Roma mühendisliğinin ne kadar ileri seviyede olduğunu gösteriyor.

  • Tiyatronun tamamı kesme taşlarla inşa edilmiş ve muazzam bir akustik sağlanmıştır. Sahnedeki en küçük bir ses bile en üst sıralara kadar duyulabilir.
  • Taş kulisleri ve geniş sahnesi ile tiyatro gösterileri, dini ayinler ve büyük kutlamalara ev sahipliği yapmıştır.
  • Kemerli geçitler ve devasa oturma alanları, izleyicilere rahat bir görüş açısı sunmak için ustalıkla tasarlanmıştır.
  • Tiyatroya bitişik olarak inşa edilen su kemerleri, antik kentte su taşımak amacıyla kullanılmış ve hala ayakta durmaktadır.

Aspendos’ta Yapılabilecek Aktiviteler

Aspendos Antik Tiyatrosu, sadece tarihî bir yapı olmanın ötesinde, günümüzde de sanatsal ve kültürel etkinliklerin düzenlendiği önemli bir mekân olmaya devam ediyor. Burada yapabileceğin bazı aktiviteler şunlardır:

  • Antik tiyatronun zirvesine çıkarak muhteşem bir manzara eşliğinde eşsiz fotoğraflar çekebilirsin.
  • Yaz aylarında düzenlenen senfoni konserleri, opera gösterileri ve uluslararası kültürel etkinliklere katılarak bu tarihi yapının büyüleyici atmosferini hissedebilirsin.
  • Aspendos Antik Kenti’ni gezerek tiyatronun yanı sıra antik köprüleri, su kemerlerini ve agora kalıntılarını keşfedebilirsin.
  • Rehberli turlara katılarak Aspendos’un tarihi hakkında detaylı bilgiler edinebilir ve Roma dönemine bir yolculuk yapabilirsin.

Aspendos Antik Tiyatrosu’na Nasıl Gidilir?

Aspendos Antik Kenti, Antalya şehir merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve ulaşım oldukça kolaydır.

  • Özel araç ile gidecek olanlar için Antalya’dan Serik yönüne ilerleyerek tabelaları takip etmeleri yeterli. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürüyor.
  • Toplu taşıma ile gitmek isteyenler için Antalya Otogarı’ndan kalkan Serik minibüsleri ile bölgeye ulaşmak mümkün.
  • Tur şirketleri tarafından düzenlenen rehberli gezilere katılarak konforlu bir şekilde tarihi bir keşfe çıkabilirsin.

Aspendos Antalya’da Gezilecek Yerler Arasında Özel Bir Konum

Antalya’da gezilecek yerler arasında Aspendos Antik Tiyatrosu, hem kültürel hem de sanatsal yönüyle özel bir yere sahip. Eşsiz akustiği, görkemli mimarisi ve tarihi önemi ile ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Eğer Antalya’da tarihi bir gezi yapmak ve Roma dönemine dair izleri yakından görmek istiyorsan, Aspendos Antik Tiyatrosu mutlaka rotana eklemen gereken yerlerden biri olacak.

Alanya Kalesi

Antalya’nın en popüler turistik ilçesi Alanya’nın simgesi olan Alanya Kalesi, deniz seviyesinden 250 metre yükseklikte bir yarımadanın zirvesine inşa edilmiş, görkemli bir yapı olarak tüm ihtişamıyla yükseliyor. 10 hektarlık geniş bir alanı kaplayan kale, 6,5 kilometre uzunluğundaki surlarıyla etkileyici bir manzara sunuyor. 13. yüzyılda Selçuklu Sultanı I. Alaeddin Keykubad tarafından inşa ettirilen kale, Akdeniz’e hâkim konumuyla denizden gelebilecek saldırılara karşı güçlü bir savunma noktası olarak kullanılmış. Tarih boyunca Bizans, Osmanlı ve korsanların hâkimiyetinde kalmış olan bu kale, günümüzde yerli ve yabancı turistlerin en çok ziyaret ettiği noktalardan biri.

Alanya Kalesi’nin Tarihi ve Mimari Özellikleri

Alanya Kalesi, tarih boyunca farklı medeniyetlerin etkisiyle gelişerek günümüze ulaşmış, eşsiz bir mimari mirasa sahip. 83 kulesi, 140 burcu ve kilometrelerce uzanan surları ile hala ayakta duran kale, bir açık hava müzesi niteliğinde. Kalede Osmanlı dönemine ait yapılar, Selçuklu saray kompleksi, Tophane, Süleymaniye Camii, bedestenler ve geleneksel Osmanlı evleri bulunuyor.

Kale içinde dolaşırken Selçuklu döneminin izlerini taşıyan taş işçiliğiyle yapılmış kapılar, sarnıçlar ve sur duvarlarını inceleyebilir, kalenin en yüksek noktalarından Alanya’nın eşsiz manzarasını seyredebilirsin. Kale çevresindeki surlar, Akdeniz’in uçsuz bucaksız maviliğiyle birleşerek kartpostallık görüntüler sunuyor.

Alanya Kalesi’nde Yapılacak Aktiviteler

Alanya Kalesi, tarihi atmosferi ve büyüleyici manzarasıyla ziyaretçilerine unutulmaz deneyimler sunuyor.

  • Kalenin zirvesine çıkarak Alanya’nın panoramik manzarasını izleyebilirsin. Gün batımında kale, eşsiz renklerle çevrelenerek muhteşem bir görsel şölen sunuyor.
  • Kalede yürüyüş yaparak tarihi yapıları keşfedebilir, Osmanlı dönemine ait camileri ve sur kalıntılarını inceleyebilirsin.
  • Seyir teraslarından Akdeniz’in sonsuz maviliğine karşı harika fotoğraflar çekebilirsin.
  • Kale çevresindeki kafelerde oturarak tarihi bir atmosfer içinde çayını yudumlayabilir, çevredeki restoranlarda Alanya’ya özgü lezzetleri tadabilirsin.
  • Alanya Limanı ve Kızıl Kule’ye doğru bir yürüyüş yaparak bölgedeki diğer tarihi yapıları da gezebilirsin.

Alanya Kalesi’ne Nasıl Gidilir?

Alanya Kalesi’ne ulaşım oldukça kolaydır.

  • Toplu taşıma ile: Alanya merkezden kalkan minibüsler veya teleferik ile kısa sürede kaleye ulaşabilirsin.
  • Özel araç ile: Kaleye çıkan yollar oldukça keyifli bir manzara sunar ve araçla ulaşım mümkündür. Park alanları sınırlı olduğundan, teleferik veya yürüyüş tercih edilebilir.
  • Teleferik ile: Alanya Teleferiği’ni kullanarak, deniz ve şehir manzarası eşliğinde kaleye çıkabilirsin.

Alanya Kalesi Ziyaret Ücreti ve Saatleri

Alanya Kalesi’nin belirli bölümleri ücretsiz gezilebilmektedir, ancak bazı tarihi alanlara giriş ücretlidir. 2024 yılı itibarıyla giriş ücreti yaklaşık 100-150 TL arasında değişmektedir. Kale, yaz aylarında sabah saatlerinden akşam geç saatlere kadar ziyaret edilebilir.

Alanya Kalesi, tarihi dokusu, muhteşem manzarası ve çevresindeki turistik cazibe merkezleri ile Antalya’da gezilecek yerler arasında en özel noktalardan biri olarak kabul ediliyor. Eğer tarihi bir yolculuğa çıkmak ve Akdeniz’in nefes kesen manzarasını izlemek istersen, bu büyüleyici kaleyi keşfetmek için rotanı Alanya’ya çevirmelisin.

 Damlataş Mağarası

Alanya’nın en ünlü doğal güzelliklerinden biri olan Damlataş Mağarası, Türkiye’nin turizme açılan ilk mağarası olarak biliniyor. Alanya Kalesi’nin batı bölümünde, Akdeniz’in sevilen plajlarından biri olan Damlataş Plajı’nın hemen arkasında yer alan bu etkileyici mağara, yıl boyunca binlerce ziyaretçiyi ağırlıyor.

Damlataş Mağarası’nın Doğal Oluşumu ve Atmosferi

Mağara, 1948 yılında liman inşaatı sırasında tesadüfen keşfedilmiş ve o günden bu yana büyük ilgi görmeye devam ediyor. 15.000 yılda oluşmuş sarkıtlar, dikitler ve büyüleyici sütunlarla süslenen mağaranın içi, doğanın sanat eseri niteliğinde bir görsellik sunuyor.

Mağaranın iç bölümlerine 50 metre uzunluğundaki bir geçit ile ulaşılıyor. İyi bir şekilde aydınlatılan yürüyüş yolları sayesinde mağaranın her köşesi rahatlıkla keşfedilebiliyor. Yüksek nem oranı, sabit sıcaklık ve oksijen seviyesi nedeniyle özellikle astım hastaları için şifa kaynağı olduğu düşünülüyor. Her yıl binlerce astım hastası, 21 gün boyunca günde dört saat mağarada vakit geçirerek solunum rahatsızlıklarına iyi geldiğine inanılan bu ortamdan faydalanıyor.

Damlataş Mağarası’nda Seni Neler Bekliyor?

Damlataş Mağarası, hem doğa hem de sağlık turizmi açısından Alanya’nın en önemli noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

  • Mağara içindeki yüksek nem seviyesi ve temiz hava, solunum rahatsızlıkları çekenler için rahatlatıcı bir etki sunuyor.
  • 15.000 yıl süren doğal oluşum sürecinin bir sonucu olan etkileyici sarkıtlar, dikitler ve sütunlar arasında yürüyerek bu eşsiz doğa harikasını keşfedebilirsin.
  • Yürüyüş yolları sayesinde mağara içini kolayca gezebilir, aydınlatılmış bölümlerde bu doğal güzellikleri detaylıca inceleyebilirsin.
  • Mağara ziyaretinin ardından hemen yanı başında yer alan mavi bayraklı Damlataş Plajı’na geçerek Akdeniz’in serin sularında dinlenebilir, eşsiz manzaranın keyfini çıkarabilirsin.

Damlataş Mağarası’na Nasıl Gidilir?

Damlataş Mağarası, Alanya şehir merkezine oldukça yakın bir konumda yer alıyor ve ulaşımı oldukça kolay.

  • Toplu taşıma ile gelmek isteyenler için şehir merkezinden kalkan minibüsler ve otobüsler mağaranın bulunduğu bölgeye ulaşım sağlıyor.
  • Özel araçla gelmek isteyenler için mağara çevresinde otopark alanları bulunuyor.
  • Yürüyerek ulaşmak isteyenler için Alanya şehir merkezinden kısa bir yürüyüşle mağaraya varmak mümkün.

Damlataş Mağarası Ziyaret Saatleri ve Giriş Ücreti

Damlataş Mağarası yıl boyunca ziyarete açık olup belirli saatlerde giriş yapılabiliyor. 2024 yılı itibarıyla mağaraya giriş ücreti yaklaşık 50-100 TL arasında değişiyor. Öğrenciler ve çocuklar için indirimli bilet seçenekleri de mevcut.

Antalya’da gezilecek yerler arasında hem doğa hem de sağlık turizmi açısından önemli bir yere sahip olan Damlataş Mağarası, ziyaretçilerine benzersiz bir deneyim sunuyor. Alanya’nın en turistik noktalarından biri olan bu mağara, hem doğal güzellikleri hem de sağlığa faydalı atmosferi ile keşfedilmeyi bekliyor. Mağara turunun ardından Damlataş Plajı’nda denizin tadını çıkarabilir, Alanya’nın eşsiz doğasını ve tarihi güzelliklerini keşfetmeye devam edebilirsin.

Konyaaltı Plajı

Antalya’nın merkezinde yer alan ve kolayca ulaşılabilen Konyaaltı Plajı, Konyaaltı varyantları ile Antalya Limanı arasında uzanan 7 kilometrelik büyüleyici bir sahil şeridine sahip. İnce çakıllı ve yaklaşık 3 metre genişliğinde bir kıyı şeridi bulunan mavi bayraklı plaj, hem şehir merkezine yakınlığı hem de sunduğu olanaklarla yıl boyunca turistlerin ve yerli halkın en çok tercih ettiği plajlardan biri olarak öne çıkıyor.

Konyaaltı Plajı’nda Seni Neler Bekliyor?

Konyaaltı Plajı, ziyaretçilerine sadece deniz ve güneş keyfi değil, aynı zamanda pek çok aktivite imkânı sunuyor.

  • Deniz keyfi ve güneşlenme: Plaj boyunca şezlong ve şemsiye kiralayabileceğin birçok tesis bulunuyor. Sahilin çakıllı yapısı, kumların vücuda yapışmasını sevmeyenler için büyük bir avantaj sağlıyor.
  • Su sporları ve macera dolu aktiviteler: Gün boyu kano, deniz bisikleti ve uçurtma sörfü gibi pek çok su sporunu deneyimleyebilir, yamaç paraşütü yaparak Konyaaltı sahilinin büyüleyici manzarasını kuş bakışı izleyebilirsin.
  • Yürüyüş ve bisiklet yolları: Plajın hemen yanında uzanan yürüyüş ve bisiklet yollarında keyifli bir gezintiye çıkabilir, sahilin tadını farklı bir şekilde çıkarabilirsin.
  • Restoran ve kafelerde lezzet molası: Plaj çevresinde her bütçeye uygun restoranlar ve kafeler bulunuyor. Deniz manzarası eşliğinde taze deniz ürünleri, fast food veya Antalya mutfağının lezzetlerini deneyebilirsin.

Konyaaltı Plajı’na Kimler İçin Uygun?

Konyaaltı Plajı, sıcak suyu sevenler için oldukça ideal bir sahil olmasına rağmen, çabuk derinleşen yapısı nedeniyle çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için dikkat edilmesi gereken bir plaj olarak biliniyor. Denizin sığ kısımlarında vakit geçirmek isteyenler için kıyıdan biraz uzaklaşmadan yüzmek daha güvenli olabilir.

Konyaaltı Plajı’na Nasıl Gidilir?

Antalya şehir merkezine yakın konumda olması sayesinde plaja ulaşım oldukça kolaydır.

  • Toplu taşıma ile gitmek isteyenler için şehir merkezinden kalkan otobüsler ve tramvay hattı ile plaja rahatça ulaşılabilir.
  • Özel araç ile gelmeyi tercih edenler için plaj çevresinde geniş otopark alanları mevcuttur.
  • Yürüyerek veya bisikletle şehir merkezine yakın olan bölgelerden plaja kolayca ulaşabilirsin.

Antalya’da Gezilecek Yerler Arasında Özel Bir Durak

Antalya’da gezilecek yerler arasında hem doğası hem de eğlence seçenekleri ile dikkat çeken Konyaaltı Plajı, yılın her dönemi ziyaret edilebilecek bir sahil olarak öne çıkıyor. Eğer Antalya’da şehir merkezine yakın, hem dinlenip hem de çeşitli aktiviteler yapabileceğin bir plaj arıyorsan, Konyaaltı Plajı mutlaka rotanda yer almalı.

Kleopatra Plajı

Efsaneye göre Mısır Kraliçesi Kleopatra’nın denize girdiği yer olarak bilinen Kleopatra Plajı, yalnızca Alanya’nın değil, Antalya’nın da en gözde ve en önemli plajlarından biri olarak her yıl binlerce yerli ve yabancı turisti ağırlıyor. Sahip olduğu eşsiz doğal güzellikleri ve tarihi efsaneleriyle ünlü olan plaj, berrak turkuaz denizi ve altın sarısı ince kumlarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir deniz keyfi sunuyor.

Kleopatra Plajı’nın Özellikleri ve Sunulan Hizmetler

Yaklaşık 2 kilometre uzunluğundaki sahil şeridiyle geniş bir alana yayılan Kleopatra Plajı, doğal güzelliğiyle olduğu kadar konforlu hizmetleriyle de öne çıkıyor.

  • Plaj, mavi bayrak ödülüne sahip olup, tertemiz denizi ve çevresiyle yüksek hijyen standartlarını karşılıyor.
  • Denizi oldukça berrak ve cam gibi olduğu için dalış yapmak ve su altını izlemek için harika bir fırsat sunuyor.
  • Sahil tamamen ince, altın sarısı kumlarla kaplı olup, denizin sığ ve dalgasız yapısı sayesinde hem yetişkinler hem de çocuklu aileler için oldukça uygun bir yüzme alanı sağlıyor.
  • Plajda şezlong ve şemsiye kiralayabileceğin işletmeler bulunurken, aynı zamanda isteyenler için halka açık ücretsiz alanlar da mevcut.
  • Plaj çevresinde çeşitli restoranlar, kafeler ve su sporları merkezleri bulunuyor. Burada jet ski, deniz paraşütü, kano ve dalış gibi aktiviteleri deneyerek tatiline heyecan katabilirsin.

Kleopatra Plajı’na Nasıl Gidilir?

Kleopatra Plajı, Alanya şehir merkezine oldukça yakın bir konumda yer aldığı için ulaşım oldukça kolaydır.

  • Toplu taşıma ile Alanya şehir merkezinden kalkan otobüs ve dolmuşlarla plaja kısa sürede ulaşabilirsin.
  • Özel araç ile gelecek olanlar için plaj çevresinde otopark alanları bulunuyor.
  • Yürüyerek veya bisikletle Alanya merkezden sahil boyunca keyifli bir yürüyüş yaparak plaja ulaşabilirsin.

Antalya’da Gezilecek Yerler Arasında Eşsiz Bir Plaj

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğal güzelliği, tarihi efsaneleri ve benzersiz denizi ile öne çıkan Kleopatra Plajı, tatiline renk katacak en özel noktalardan biri. Eğer Alanya’da masmavi bir denizde yüzmek, altın sarısı kumlarda güneşlenmek ve eşsiz bir atmosferde vakit geçirmek istersen, Kleopatra Plajı tam sana göre bir rota olacak.

Tazı Kanyonu

Köprülü Kanyon Milli Parkı sınırları içinde yer alan Tazı Kanyonu, 200 ila 400 metre yüksekliğiyle uçurumları ve yemyeşil doğasıyla Antalya’nın mutlaka keşfedilmesi gereken doğal güzelliklerinden biri. Son yıllarda sosyal medyada popüler hale gelen kanyon, muhteşem manzarasıyla doğa severlerin ve fotoğraf tutkunlarının vazgeçilmez duraklarından biri haline geldi.

Tazı Kanyonu’nun Tarihi ve Doğal Oluşumu

Doğal süreçlerle milyonlarca yılda oluşan Tazı Kanyonu, geçmişte Bilgelik Vadisi olarak biliniyordu. Antik çağlardan beri etkileyici doğası ve zorlu coğrafyasıyla bilinen bu bölge, tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış. Kanyon, sadece doğal güzelliğiyle değil, aynı zamanda Köprülü Kanyon ve Selge Antik Kenti’yle birlikte keşfedilebilecek tarihi ve kültürel bir mirasa da sahip.

Tazı Kanyonu’nda Yapılabilecek Aktiviteler

Tazı Kanyonu, ziyaretçilerine eşsiz bir doğa deneyimi sunarak birçok farklı aktiviteye olanak tanıyor.

  • Manzara seyri ve fotoğrafçılık: Kanyonun yüksek uçurumlarından Akdeniz’in yemyeşil doğasına bakarak büyüleyici fotoğraflar çekebilirsin. Özellikle gün doğumu ve gün batımı saatlerinde Tazı Kanyonu’nun sunduğu ışık oyunları, fotoğrafçılar için eşsiz kareler yakalama fırsatı sunuyor.
  • Trekking ve doğa yürüyüşleri: Kanyon çevresindeki doğal yürüyüş parkurları, trekking yapmak isteyenler için oldukça ideal. Sert ve kayalık arazilerde yürürken bölgenin vahşi doğasını keşfedebilirsin.
  • Vahşi yaşam gözlemi: Kanyonu gezerken sarp kayalarda dolaşan dağ keçileri, vaşaklar, tilkiler, geyikler ve kaya kartalları gibi birçok vahşi hayvanla karşılaşabilirsin.
  • Dağcılık ve kamp: Doğa sporları ile ilgilenenler için kanyon, hem tırmanış hem de kamp yapmaya uygun bir bölge sunuyor. Özellikle macera arayan gezginler için kamp yapmak, buradaki doğayla bütünleşmek için harika bir seçenek.

Tazı Kanyonu’na Nasıl Gidilir?

Tazı Kanyonu, Antalya şehir merkezine yaklaşık 100 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve ulaşım için farklı seçenekler mevcut.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler, Köprülü Kanyon’a giden yolu takip ederek yaklaşık 1 saatlik bir sürüşle kanyona ulaşabilirler. Yolun son bölümü toprak olduğundan arazi aracı ile gitmek daha rahat olabilir.
  • Tur şirketleri ile düzenlenen doğa turlarına katılarak konforlu bir şekilde ulaşım sağlayabilirsin.
  • Doğa yürüyüşü yapmayı sevenler, Köprülü Kanyon Milli Parkı’ndan yürüyerek kanyona ulaşabilirler. Ancak bu seçenek için iyi bir kondisyon gerektiğini unutmamak gerekir.

Antalya’da Görülecek Yerler Arasında Doğayla İç İçe Bir Nokta

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğa severler için vazgeçilmez bir destinasyon olan Tazı Kanyonu, hem macera hem de huzur arayan gezginler için eşsiz bir deneyim sunuyor. Eğer Antalya tatilinde şehirden uzaklaşarak doğayla baş başa kalmak ve nefes kesici manzaralara tanıklık etmek istiyorsan, Tazı Kanyonu’nu mutlaka ziyaret etmelisin.

Hadrianus Kapısı (Üç Kapılar)

Antalya'nın tarihi kent bölgesi Kaleiçi’ni çevreleyen surların en önemli girişlerinden biri olan Hadrianus Kapısı, şehrin tam merkezinde yer alıyor. Halk arasında Mermer Kapı olarak da bilinen bu görkemli yapı, M.S. 130 yılında Roma İmparatoru Hadrianus’un Antalya ziyareti onuruna inşa edilmiştir.

Korint tarzındaki devasa mermer sütunları ve zarif kemerleriyle dikkat çeken Hadrianus Kapısı, Roma dönemi mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak günümüze kadar ulaşmıştır. Yapının üç büyük kemerli geçişi, hem işlevsel hem de estetik açıdan oldukça etkileyicidir. Kapının iç kısımlarında, zamanla aşınmış olmasına rağmen orijinal Roma dönemine ait kabartmalar ve işlemeler hala görülebilmektedir.

Hadrianus Kapısı’nda Seni Neler Bekliyor?

Hadrianus Kapısı, sadece tarihi bir yapı olmanın ötesinde, Antalya’nın simgelerinden biri olarak şehrin kültürel ve turistik hareketliliğinin tam merkezinde yer alıyor.

  • Kaleiçi’ne giriş yaparken tarihi bir geçitten geçme hissini yaşayabilirsin. Kapının içinden geçerken, yerlerde Roma döneminden kalma orijinal taş döşemelerini görebilir, tarihte kısa bir yolculuk yapabilirsin.
  • Antalya kartpostallarını süsleyen bu etkileyici yapının önünde harika fotoğraflar çekebilirsin. Özellikle gün batımı saatlerinde, ışık oyunlarıyla birleşen kemerler ve taş sütunlar oldukça etkileyici görüntüler sunuyor.
  • Atatürk Caddesi üzerindeki merkezi konumu sayesinde şehri keşfederken mutlaka Hadrianus Kapısı’ndan geçeceksin. Kapının hemen çevresinde hediyelik eşya dükkânları, kafeler ve tarihi yapılar bulunuyor.
  • Yürüme mesafesinde pek çok tarihi ve turistik nokta yer aldığı için Hadrianus Kapısı’ndan geçtikten sonra Kaleiçi’ni keşfetmeye devam edebilirsin.

Hadrianus Kapısı’na Nasıl Gidilir?

Hadrianus Kapısı, Antalya’nın en merkezi noktalarından biri olan Atatürk Caddesi üzerinde yer aldığı için ulaşımı oldukça kolaydır.

  • Toplu taşıma ile şehir merkezinden geçen otobüs ve tramvay hatlarını kullanarak kapının hemen yanına ulaşabilirsin.
  • Özel araç ile gitmek istersen, Kaleiçi çevresinde otoparklar bulunuyor. Ancak bölge trafiğe kapalı olduğu için Hadrianus Kapısı’na yürüyerek ulaşman gerekecek.
  • Yürüyerek keşfetmeyi sevenler için şehrin birçok noktasından kısa bir yürüyüşle ulaşılabilecek en önemli tarihi noktalardan biri.

Antalya’da Turistik Yerler Arasında Tarihi Bir Duruş

Antalya’da gezilecek yerler arasında tarihi atmosferiyle öne çıkan Hadrianus Kapısı, hem yerli hem de yabancı turistlerin uğrak noktalarından biri. Şehrin kalbinde yer alan bu antik kapıdan geçerek Kaleiçi’ne adım atabilir, tarihin içinde bir yolculuğa çıkabilirsin. Eğer Antalya’nın kültürel mirasını keşfetmek ve Roma döneminden günümüze uzanan bu büyüleyici yapıyı görmek istiyorsan, Hadrianus Kapısı mutlaka ziyaret etmen gereken yerlerden biri olacak.

Göynük Kanyonu

Antalya-Kemer yolu üzerindeki küçük bir tatil beldesi olan Göynük’te yer alan Göynük Kanyonu, doğaseverler ve macera tutkunları için vazgeçilmez rotalardan biri. Antalya şehir merkezine yaklaşık 36 kilometre uzaklıkta bulunan bu doğal harika, 4,5 kilometre uzunluğuyla doğa yürüyüşleri, trekking, kaya tırmanışı ve kampçılık gibi aktiviteler için en çok tercih edilen bölgelerden biri haline gelmiş durumda.

Göynük Kanyonu’nda Seni Neler Bekliyor?

Göynük Kanyonu, sunduğu farklı aktivitelerle her yaştan ziyaretçiye hitap eden bir doğa harikası. Burada doğayla iç içe vakit geçirebileceğin ve adrenalin dolu anlar yaşayabileceğin birçok seçenek bulunuyor.

  • Trekking ve doğa yürüyüşü: Kanyon boyunca iyi düzenlenmiş yürüyüş yolları sayesinde yemyeşil doğanın içinde keyifli bir yürüyüş yapabilirsin. Parkurun bazı bölümleri hafif zorluk derecesine sahip olsa da doğanın içinde olmanın huzurunu hissedeceksin.
  • Serin sularında yüzme: Yaz aylarında serinlemek isteyenler için kanyon içerisindeki doğal havuzlar ve buz gibi sular harika bir kaçış noktası sunuyor.
  • Paintball ve macera parkurları: Göynük Kanyonu’nda eğlenceyi artırmak isteyenler için paintball sahaları ve macera dolu parkurlar bulunuyor. Özellikle gruplar halinde gelen ziyaretçiler için bu aktiviteler büyük ilgi görüyor.
  • Adrenalin dolu macera: Kanyonun üzerinde uzanan tel köprülerde yürüyerek yükseklik korkunu test edebilir, muhteşem manzaranın tadını çıkarabilirsin. Ayrıca, bölgede düzenlenen jeep ve motosiklet turlarına katılarak kanyonun farklı noktalarını keşfedebilirsin.

Göynük Kanyonu’na Nasıl Gidilir?

Göynük Kanyonu, Antalya’nın en kolay ulaşılabilir doğal güzelliklerinden biri.

  • Özel araç ile gelmek isteyenler, Antalya-Kemer yolunu takip ederek Göynük beldesine ulaşıp buradan kanyona doğru yönlenebilirler.
  • Toplu taşıma ile gitmek isteyenler, Antalya otogarından Kemer yönüne giden otobüsleri kullanarak Göynük’te inebilir, ardından kısa bir taksi yolculuğu veya yürüyüş ile kanyona ulaşabilirler.
  • Tur şirketleri ile yapılan günlük doğa turlarına katılarak rehber eşliğinde kanyonun keyfini çıkarabilirsin.

Antalya’da Gezilecek Yerler Arasında Doğal Bir Cennet

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğa sporları ve macera tutkunları için en iyi alternatiflerden biri olan Göynük Kanyonu, ziyaretçilerine hem dinlendirici hem de heyecan dolu anlar yaşatıyor. Eğer doğanın içinde yürüyüş yapmayı, serin sularda yüzmeyi ve farklı macera aktivitelerini denemeyi seviyorsan, Göynük Kanyonu mutlaka keşfetmen gereken yerlerden biri.

Patara Plajı

Antalya’nın dünyaca ünlü plajlarından biri olan Patara Plajı, 18 kilometre uzunluğundaki beyaz kumlu sahiliyle dünyanın en güzel plajları arasında gösteriliyor. Hem doğası hem de tarihi dokusuyla benzersiz bir atmosfere sahip olan bu plaj, masmavi denizi ve uçsuz bucaksız kumullarıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Patara Plajı’nın Doğal ve Tarihi Önemi

Uluslararası turizm dergilerine kapak olan Patara Plajı, yalnızca doğal güzelliği ile değil, aynı zamanda Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olmasıyla da büyük bir öneme sahip. Bu nedenle plaj, 1. derece sit alanı olarak korunuyor ve yapılaşmaya izin verilmiyor. Doğal ekosistemi bozulmadan günümüze kadar ulaşan nadir plajlardan biri olan Patara, özellikle doğa severler ve çevre dostu turizm arayanlar için ideal bir destinasyon.

Plajın hemen arkasında yer alan Patara Antik Kenti, ziyaretçilere yalnızca deniz keyfi değil, aynı zamanda tarihi bir keşif yapma fırsatı sunuyor. Antik kentin içinde yürüyüş yaparak Roma tiyatrosu, meclis binası ve Likya kalıntılarını görebilirsin.

Patara Plajı’nda Seni Neler Bekliyor?

  • Etkileyici kum tepeleri: Plajın arkasında yer alan bembeyaz kum tepelerinde yürüyüş yapabilir ve eşsiz bir gün batımı manzarasının keyfini çıkarabilirsin.
  • Caretta Caretta gözlemi: Yaz aylarında sahilde deniz kaplumbağalarının izlerini görebilir, hatta şanslıysan yavru kaplumbağaların denize doğru ilerleyişine tanık olabilirsin.
  • Rüzgar sörfü ve doğa sporları: Plajın uzun ve geniş yapısı sayesinde rüzgar sörfü, uçurtma sörfü gibi su sporlarını deneyebilirsin.
  • Patara Antik Kenti gezisi: Plajdan sadece birkaç dakika uzaklıktaki antik kentte yürüyüş yaparak tarihi yapıları keşfedebilirsin.
  • Gün batımı seyri: Beyaz kumlarla kaplı plajda gün batımını izlemek, Patara’nın en popüler aktivitelerinden biri. Kumulların üzerinde oturup güneşin Akdeniz’e doğru batışını izlemek unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Patara Plajı’na Nasıl Gidilir?

Patara Plajı, Antalya’nın Kaş ilçesine bağlı ve şehir merkezine yaklaşık 220 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler, Antalya-Kaş karayolunu takip ederek Patara yönüne sapabilirler.
  • Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için Antalya’dan Kaş’a veya Fethiye’ye giden otobüslerle Patara kavşağına ulaşmak mümkün. Buradan minibüslerle veya taksiyle plaja kolayca varılabilir.
  • Tur organizasyonları aracılığıyla Patara Plajı ve Antik Kenti’ni kapsayan günübirlik gezilere katılabilirsin.

Antalya’da Gezilecek Yerler Arasında Doğayla İç İçe Bir Nokta

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğal güzelliği, tarihi dokusu ve korunmuş ekosistemiyle benzersiz bir konumda bulunan Patara Plajı, huzurlu bir tatil arayanlar için ideal bir seçenek. Eğer göz alabildiğine uzanan beyaz kumların ve turkuaz denizin keyfini çıkarmak, aynı zamanda tarihi bir keşif yapmak istersen, Patara Plajı mutlaka ziyaret etmen gereken yerlerden biri olacak.

Patara Antik Kenti

Kaş ile Ölüdeniz arasında yer alan Patara, hem dünyaca ünlü plajı hem de tarihi mirasıyla ziyaretçilerini büyüleyen benzersiz bir destinasyon. Caretta Caretta deniz kaplumbağalarının yuvalama alanı olarak koruma altına alınmış olan Patara, aynı zamanda Likya Uygarlığı’nın en büyük ve en önemli şehirlerinden biri olarak kabul ediliyor.

Kaş ve Fethiye arasında yer alan Xanthos Vadisi üzerinde konumlanan Patara, tarih boyunca Akdeniz ticaretinde kilit bir rol oynamış büyük bir liman kentiydi. Günümüzde iyi korunmuş antik kalıntılarıyla tarih ve arkeoloji meraklılarını kendine çeken bu kent, Roma ve Likya dönemlerinden izler taşıyan yapılarıyla oldukça etkileyici bir atmosfere sahip.

Patara Antik Kenti’nde Keşfedilecek Tarihi Yapılar

Patara Antik Kenti, günümüze kadar ulaşan yapıları ve tarihi kalıntılarıyla ziyaretçilerine büyüleyici bir keşif sunuyor. Burada görebileceğin önemli yapılar arasında şunlar bulunuyor:

  • Korinth Tapınağı: Antik Roma mimarisinin en güzel örneklerinden biri olarak biliniyor.
  • Vespasian Hamamı: Roma dönemine ait devasa hamam kompleksi, mimarisiyle dikkat çekiyor.
  • Sütunlu caddeler: Tüm antik kent boyunca uzanan bu yollar, Likya ve Roma mimarisinin izlerini taşıyor.
  • Patara Tiyatrosu: Roma dönemine ait, binlerce kişi kapasitesine sahip bu tiyatro, kentin en dikkat çeken yapılarından biri.
  • Patara Limanı: Antik çağların en önemli ticaret merkezlerinden biri olan bu liman, bugün büyük oranda kumlarla kaplanmış olsa da tarihî dokusunu hâlâ koruyor.

Patara Plajı’nda Dinlenme ve Serinleme İmkânı

Antik kenti gezdikten sonra, bembeyaz kumları ve masmavi deniziyle ünlü Patara Plajı’nda mola verebilir, tertemiz sularda serinleyerek yorgunluğunu atabilirsin. 18 kilometrelik uzunluğu ile Türkiye’nin en uzun plajlarından biri olan bu sahil, hem doğayla baş başa kalmak hem de huzurlu bir yüzme deneyimi yaşamak için harika bir nokta.

Patara Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Patara Antik Kenti, Antalya’ya 220 kilometre, Kaş’a 42 kilometre, Fethiye’ye ise 80 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

  • Özel araç ile ulaşım sağlamak isteyenler için, Antalya-Kaş veya Fethiye-Kaş yolunu takip ederek Patara yönüne sapmaları yeterli. Antik kent ve plaja giden yollar tabelalarla belirtilmiş durumda.
  • Toplu taşıma ile gitmek isteyenler için, Kaş ve Fethiye’den kalkan minibüsler Patara yönüne hareket ediyor.
  • Tur şirketleri ile düzenlenen günübirlik turlar, rehber eşliğinde Patara Antik Kenti’ni keşfetmek isteyenler için ideal bir seçenek olabilir.

Patara Antik Kenti Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

  • Giriş ücreti: 522 TL
  • Ziyaret saatleri: Haftanın her günü 08.30 - 00.00 saatleri arasında açık

Antalya’da gezilecek yerler arasında tarihi yapısı ve doğal güzellikleriyle dikkat çeken Patara, hem deniz hem de tarih turizmini bir arada sunan ender yerlerden biri. Eğer Likya’nın izlerini sürmek ve antik çağların büyüsüne kapılmak istiyorsan, Patara Antik Kenti ve Plajı’nı mutlaka ziyaret etmelisin.

Sazak Koyu

Akdeniz’in en ünlü koylarından biri olan Sazak Koyu, yeşil ve mavinin mükemmel bir uyum içinde buluştuğu eşsiz bir doğa harikası. Arkasında Adrasan’ın çam ormanları, önünde ise masmavi Akdeniz uzanan bu büyüleyici koy, el değmemiş doğal güzelliğiyle ziyaretçilerine huzurlu bir kaçış noktası sunuyor. Antalya dalış turları ve tekne gezilerinin en popüler rotalarından biri olan Sazak Koyu, sakinliği ve doğallığıyla kampçılar ve doğaseverler için ideal bir destinasyon.

Sazak Koyu’nun Özellikleri ve Doğal Güzellikleri

Sazak Koyu, iki sarp kaya arasına sıkışmış küçük bir kumsala sahip ve özellikle gün batımı saatlerinde romantik bir atmosfere büründüğü için Balayı Koyu olarak da anılıyor. Doğal yapısı gereği korunaklı bir koy olan Sazak, dalgasız ve durgun deniziyle yüzmek için en uygun noktalardan biri.

  • Deniz kaplumbağaları, rengârenk balıklar ve ahtapotlarla birlikte yüzebileceğin berrak sulara sahip.
  • Şnorkelle veya deniz gözlüğüyle suya girdiğinde bile Akdeniz’in su altı zenginliklerini yakından gözlemleyebilirsin.
  • Tekne turlarının vazgeçilmez duraklarından biri olan koy, günübirlik geziler ve doğayla baş başa vakit geçirmek isteyenler için ideal bir seçenek sunuyor.
  • Elektrik veya tesis bulunmadığı için kamp yapmak isteyenler için tamamen doğayla iç içe bir deneyim sunuyor.

Sazak Koyu’nda Yapılabilecek Aktiviteler

  • Şnorkelle dalış yaparak su altı canlılarını keşfedebilirsin.
  • Tekne turu ile koyun gizemli doğasını denizden keşfetme fırsatı yakalayabilirsin.
  • Orman yürüyüşü yaparak, çam ağaçlarının arasında doğayla iç içe vakit geçirebilirsin.
  • Koyun eşsiz gün batımı manzarasını izleyerek romantik bir akşam geçirebilirsin.
  • Kamp yaparak yıldızların altında huzurlu bir gece geçirebilirsin.

Sazak Koyu’na Nasıl Gidilir?

Sazak Koyu, Antalya’nın Kumluca ilçesine bağlı Adrasan bölgesinde yer almakta olup, ulaşımı maceralı ancak bir o kadar da keyifli bir deneyim sunmaktadır. Koya ulaşım için üç farklı alternatif bulunmaktadır:

1. Tekne ile Ulaşım (En Kolay ve Konforlu Seçenek)

Sazak Koyu’na ulaşmanın en pratik ve yaygın yöntemi, Adrasan’dan kalkan tekne turlarına katılmaktır. Tekne ile yapılan yolculuk yaklaşık 30-40 dakika sürmekte olup, masmavi deniz ve eşsiz doğa manzaraları eşliğinde keyifli bir seyahat imkânı sunar. Bölgedeki turlar genellikle birkaç farklı koyu da kapsayan Adrasan Tekne Turu kapsamında düzenlenmektedir.

2. Arazi Aracı ile Ulaşım (Macera Tutkunları İçin)

Koya karadan ulaşım mümkündür; ancak yol oldukça engebeli ve zorlu bir toprak yoldan oluşmaktadır. Bu nedenle, 4x4 arazi aracı veya motosiklet kullanılması tavsiye edilir. Yol şartları nedeniyle dikkatli olunması gerekmektedir.

3. Doğa Yürüyüşü ile Ulaşım (Trekking Severler İçin)

Doğa yürüyüşü yapmayı sevenler için Adrasan’dan yaklaşık 7 kilometrelik bir trekking parkuru bulunmaktadır. Ancak bu yürüyüş parkuru, özellikle yaz aylarında sıcak hava nedeniyle zorlayıcı olabilir. Yola çıkmadan önce yeterli su ve uygun ekipman bulundurulması önemlidir.

Sazak Koyu, doğayla iç içe, huzurlu ve bakir bir koy arayanlar için ideal bir destinasyondur. Ulaşım tercihinize göre macera dolu veya keyifli bir yolculuk sizleri bekliyor!

Antalya’da Gezilecek Yerler Arasında Doğanın En Güzel Hali

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğal yapısını bozulmadan koruyan ve huzurlu bir kaçış noktası sunan en özel koylardan biri olan Sazak Koyu, doğayla baş başa kalmak isteyenler için harika bir alternatif. Eğer şehir hayatının kalabalığından uzaklaşıp, masmavi deniz ve yemyeşil doğanın birleştiği bu saklı cenneti keşfetmek istiyorsan, Sazak Koyu’nu mutlaka ziyaret etmelisin.

Tahtalı Dağı

Olimpos Dağı olarak da bilinen Tahtalı Dağı, Antalya’nın en etkileyici doğal güzelliklerinden biri olarak doğa sporları ve macera tutkunlarının vazgeçilmez rotaları arasında yer alıyor. 2.375 metre yüksekliğiyle Beydağları’nın en yüksek zirvelerinden biri olan bu heybetli dağ, hem deniz hem de dağ manzarasını aynı anda sunarak ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim yaşatıyor.

Tahtalı Dağı’nda Yapılabilecek Aktiviteler

Antalya’nın sıcak yaz günlerinden kaçmak ve doğayla iç içe bir macera yaşamak isteyenler için Tahtalı Dağı, birbirinden farklı aktiviteler sunuyor.

  • Olympos Teleferik ile zirveye çıkış: Tahtalı Dağı’na ulaşmanın en keyifli yollarından biri, Olympos Teleferik ile 10 dakikalık unutulmaz bir yolculuk yapmak. Teleferikle yükselirken Akdeniz’in mavi sularına ve yeşil ormanlara panoramik olarak hâkim olabilirsin.
  • Doğa yürüyüşleri ve trekking: Likya Yolu’nun bir parçası olan yürüyüş yolları, her seviyeye uygun parkurlar sunuyor. Çam, sedir, çınar ve ardıç ağaçlarıyla süslü dağ eteklerinde yürüyerek serin dağ havasında doğayla baş başa kalabilirsin.
  • Yamaç paraşütü: Adrenalin severler için Tahtalı Dağı, dünyanın en yüksekten yapılan denize inişli yamaç paraşütü noktalarından biri. Zirveden havalanarak eşsiz Akdeniz manzarasına karşı gökyüzünde süzülmenin heyecanını yaşayabilirsin.
  • Dağ bisikleti ve kaya tırmanışı: Keşif ruhu taşıyan macera severler için dağ bisikleti turları ve kaya tırmanışı aktiviteleri, Tahtalı Dağı’nda doğa sporlarını unutulmaz hale getiriyor.
  • Kamp ve doğa keşifleri: Dağın eteklerinde bulunan Kuzdere Yaylası, Gedelma Kalesi ve küçük göletler kampçılar için harika alanlar sunuyor. Serin havası ve el değmemiş doğasıyla huzurlu bir kamp deneyimi yaşayabilirsin.

Tahtalı Dağı’na Nasıl Gidilir?

Tahtalı Dağı, Antalya şehir merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta yer alıyor.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler, Antalya-Kemer yolu üzerinden Olympos Teleferik istasyonuna ulaşarak buradan zirveye çıkabilirler.
  • Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için Antalya’dan Kemer’e giden otobüsler ve minibüsler kullanılabilir. Kemer’den teleferik istasyonuna taksi veya özel transferle ulaşmak mümkün.
  • Likya Yolu üzerinde yürüyüş yaparak daha maceralı bir yolculuk isteyenler için farklı zorluk seviyelerinde yürüyüş rotaları mevcut.

Antalya’da Görülecek Yerler Arasında Zirvede Bir Deneyim

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğa sporları ve macera dolu aktiviteleriyle öne çıkan Tahtalı Dağı, her mevsim farklı güzellikler sunan benzersiz bir destinasyon. Deniz ve dağ manzarasını bir arada görmek, teleferikle zirveye çıkmak, doğa yürüyüşleri yapmak ve ekstrem sporlarla adrenalin dolu anlar yaşamak istiyorsan, Tahtalı Dağı mutlaka keşfetmen gereken yerlerden biri olacak.

 Saklıkent Kayak Merkezi

Antalya, mavi bayraklı plajları, sıcak havası ve yıl boyunca güneşli iklimiyle ünlü olsa da, kış aylarında muhteşem deniz manzaraları eşliğinde kayak yapmanın da mümkün olduğu nadir şehirlerden biri. Toros Dağları'nın Beydağları bölümünde yer alan Saklıkent Kayak Merkezi, Akdeniz Bölgesi’ndeki en büyük ve en popüler kayak merkezlerinden biri olarak dört mevsim doğa severlerin ilgisini çekiyor.

Saklıkent Kayak Merkezi’nin Özellikleri

Saklıkent Kayak Merkezi, deniz ve karı aynı gün içinde deneyimleyebileceğin nadir noktalardan biri olarak öne çıkıyor. Kış aylarında kar kalınlığı 100 ile 200 cm arasında değişirken, zirvede 4 metreye kadar ulaşabiliyor. Yılın büyük bölümünde sıcak bir iklime sahip olan Antalya’da, Saklıkent’in beyaza bürünmüş doğası kayak severler için benzersiz bir atmosfer sunuyor.

  • Dünya standartlarında 4 kilometrelik kayak ve snowboard pistleri ile her seviyeye uygun kayak deneyimi yaşanabilir.
  • Telesiyejler ve 900 metrelik baby lift, kayak öğrenmek isteyenler ve çocuklar için ideal bir ortam sağlıyor.
  • Kayak sezonu genellikle aralık ayında başlayıp mart ayının sonuna kadar devam ediyor.
  • İlkbahar ve sonbahar aylarında doğa yürüyüşleri ve trekking için de harika bir bölge olarak öne çıkıyor.
  • Kuzey yamacına inşa edilen kayak otelleri ve dağ evleri, kış sezonunda ziyaretçilerine konforlu bir konaklama imkânı sunuyor.

Saklıkent Kayak Merkezi’nde Yapılacak Aktiviteler

Saklıkent Kayak Merkezi, sadece kayak severler için değil, doğayla iç içe vakit geçirmek isteyenler için de birçok aktivite sunuyor.

  • Kayak ve snowboard yaparak muhteşem Akdeniz manzarası eşliğinde spor yapabilirsin.
  • Telesiyej ile zirveye çıkarak hem karla kaplı dağları hem de Akdeniz kıyılarını aynı anda izleyebilirsin.
  • Kızak pisti sayesinde ailece eğlenceli vakit geçirebilirsin.
  • İlk defa kayak yapacak olanlar için profesyonel kayak eğitmenlerinden ders alabilirsin.
  • İlkbahar ve sonbaharda bölgenin yemyeşil doğasında doğa yürüyüşleri yaparak huzurlu bir gün geçirebilirsin.

Saklıkent Kayak Merkezi’ne Nasıl Gidilir?

Saklıkent Kayak Merkezi, Antalya şehir merkezine yaklaşık 50 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve ulaşım oldukça kolay.

  • Özel araçla gitmek isteyenler, Antalya-Korkuteli yolu üzerinden tabelaları takip ederek kayak merkezine ulaşabilirler. Yolculuk yaklaşık bir saat sürüyor.
  • Toplu taşıma ile ulaşım sağlamak isteyenler için kış sezonunda Antalya’dan Saklıkent’e özel servisler ve turlar düzenleniyor.
  • Günlük tur paketleriyle kayak merkezine gidebilir, ekipman kiralama ve ulaşım hizmetlerinden faydalanabilirsin.

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğa sporlarıyla öne çıkan Saklıkent Kayak Merkezi, kış aylarında bembeyaz karlarla kaplı dağları ve Akdeniz manzarasıyla eşsiz bir deneyim sunuyor. Eğer sıcak bir şehirde kış sporlarının keyfini çıkarmak ve doğayla iç içe bir gün geçirmek istersen, Saklıkent Kayak Merkezi keşfetmeye değer bir rota olacak.

Uçansu Şelalesi

Antalya şehir merkezine 57 kilometre uzaklıkta, Serik ilçesine bağlı Akçapınar Köyü’nde yer alan Uçansu Şelalesi, doğaseverlerin her mevsim ziyaret ettiği eşsiz doğal güzelliklerden biri. Deniz seviyesinden 400 metre yükseklikte, sarp kayalar arasından dökülen bembeyaz sularıyla etkileyici bir manzara sunan şelale, Toros Dağları’nın eteklerinde yer aldığı için çevresi yemyeşil ormanlarla kaplı.

Uçansu Şelalesi’nde Seni Neler Bekliyor?

Doğanın içinde huzurlu bir gün geçirmek ve serinlemek isteyenler için Uçansu Şelalesi, eşsiz bir kaçış noktası sunuyor.

  • En sıcak yaz günlerinde bile 15 dereceyi geçmeyen serin havasıyla Antalya’nın yaz aylarında en çok ziyaret edilen doğal alanlarından biri.
  • Şelalenin döküldüğü buz gibi kaya göletlerinde yüzerek doğanın sunduğu bu eşsiz serinliği hissedebilirsin.
  • Doğa yürüyüşü yaparak Toros Dağları’nın yemyeşil manzarası eşliğinde keşif yapabilir, şelalenin çevresinde kamp kurarak doğayla iç içe bir gece geçirebilirsin.
  • Şelale çevresinde piknik alanları bulunmasa da doğanın içinde kendine uygun bir yer seçerek öğle yemeği molası verebilirsin.
  • Uçansu Şelalesi, fotoğrafçılar için de eşsiz kareler sunan bir doğa harikası. Özellikle sabah saatlerinde güneş ışıklarının su damlacıklarıyla birleştiği anlarda muhteşem görüntüler ortaya çıkıyor.

Uçansu Şelalesi’ne Nasıl Gidilir?

Uçansu Şelalesi’ne ulaşım, doğa içinde geçen keyifli bir yolculuk sunuyor.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler için Antalya’dan Serik yönüne ilerleyip Akçapınar Köyü’ne doğru devam etmek gerekiyor. Şelaleye yaklaştıkça yolun bazı bölümleri toprak olduğu için yüksek araçlarla ulaşım daha rahat olabilir.
  • Toplu taşıma ile gitmek isteyenler için doğrudan bir ulaşım imkânı bulunmuyor. Ancak Serik ilçesine ulaştıktan sonra köye giden minibüslerle veya taksiyle şelaleye yaklaşabilir, son kısımdan sonra kısa bir yürüyüş yaparak varabilirsin.
  • Doğa yürüyüşü ve trekking rotalarını sevenler için, bölgedeki yürüyüş parkurlarını takip ederek şelaleye doğa içinde keşif yaparak ulaşmak mümkün.

Antalya’da gezilecek yerler arasında doğaseverlerin ve macera tutkunlarının mutlaka görmesi gereken Uçansu Şelalesi, hem serinlemek hem de doğanın keyfini çıkarmak için harika bir rota sunuyor. Eğer doğanın içinde huzurlu bir gün geçirmek, buz gibi suların ferahlığını hissetmek ve şehrin kalabalığından uzaklaşmak istersen, Uçansu Şelalesi keşfetmeye değer bir doğa harikası olacak.

Güver Uçurumu

Türkiye'de doğa sporları denildiğinde ilk akla gelen yerlerden biri olan Güver Uçurumu, el değmemiş doğal güzelliğiyle dikkat çeken ve koruma altına alınan Düzlerçamı Milli Parkı sınırları içerisinde yer alıyor. 1 milyon yılda doğal yollarla oluşmuş kayaları, etkileyici derinliği ve vahşi doğasıyla ziyaretçilerini büyüleyen bu doğa harikası, macera severler için keşfedilmeyi bekleyen bir rota sunuyor.

Güver Uçurumu’nun Doğal Güzellikleri

Deniz seviyesinden 115 metre yükseklikteki bu uçurum, rüzgar ve yağmurun kayaları aşındırmasıyla tamamen doğal yollarla şekillenmiş. 2 kilometre uzunluğa sahip olan kanyonun sarp duvarları arasında, kar sularının erimesiyle oluşan masmavi bir akarsu akıyor. Bu akarsu, bölgeye farklı bir atmosfer kazandırırken yaz aylarında doğa sporları için birçok fırsat sunuyor.

  • Kanyonun içerisindeki akarsuda yaz aylarında kano ile gezebilir, doğanın sunduğu eşsiz güzellikleri keşfedebilirsin.
  • Kanyonun zirvesinden manzarayı izleyerek bölgenin büyüleyici atmosferinin tadını çıkarabilirsin.
  • Bölgedeki yürüyüş parkurlarında trekking yaparak, doğayla iç içe bir gün geçirebilirsin.
  • Zengin bitki çeşitliliği ve vahşi yaşamı gözlemleyerek eşsiz doğa fotoğrafları çekebilirsin.

Güver Uçurumu’na Nasıl Gidilir?

Güver Uçurumu, Antalya şehir merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta yer alıyor ve ulaşımı oldukça kolay.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler için Antalya-Korkuteli yolunu takip ederek Düzlerçamı bölgesine ulaştıktan sonra kanyon tabelalarını takip etmeleri yeterli.
  • Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için şehir merkezinden Varsak bölgesine giden otobüsler kullanılabilir, buradan kısa bir araç yolculuğu veya yürüyüşle kanyona ulaşılabilir.
  • Tur şirketleri ile düzenlenen günübirlik doğa turlarına katılarak rehber eşliğinde bölgenin tüm güzelliklerini keşfetmek mümkün.

Antalya Turistik Yerleri Arasında Doğayla Baş Başa Bir Deneyim

Antalya turistik yerleri arasında doğa severlerin mutlaka ziyaret etmesi gereken Güver Uçurumu, hem doğa yürüyüşü yapmak hem de etkileyici manzaralar eşliğinde huzurlu bir gün geçirmek için harika bir alternatif sunuyor. Eğer şehrin kalabalığından uzaklaşıp doğanın içinde benzersiz bir keşif yapmak istersen, Güver Uçurumu mutlaka rotana eklemen gereken yerlerden biri olacak.

Aspendos Antik Tiyatrosu

Serik ilçesinde yer alan Aspendos Antik Kenti, Roma döneminden günümüze kadar ulaşan en etkileyici yapılardan biri olan Aspendos Antik Tiyatrosu’na ev sahipliği yapıyor. M.Ö. 2. yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen bu dev tiyatro, antik çağın en büyük tiyatrolarından biri olmasının yanı sıra, günümüzde dünyanın en iyi korunan antik tiyatrolarından biri olarak kabul ediliyor.

Aspendos Antik Tiyatrosu’nun Mimari Özellikleri

Klasik Roma mimarisinin en güzel örneklerinden biri olan Aspendos Antik Tiyatrosu, 20.000 kişilik oturma kapasitesiyle dönemin en büyük açık hava gösteri alanlarından biri olmuştur.

  • Kesme taşlarla inşa edilmiş oturma alanları, tiyatronun yüzyıllar boyunca ayakta kalmasını sağlamış ve akustiği mükemmel hale getirmiştir.
  • Taş kulisler ve devasa sahne, dönemin tiyatro gösterileri, dini ayinler ve büyük kutlamalar için tasarlanmıştır.
  • Tiyatronun kemerli geçitleri, Roma mühendisliğinin üstünlüğünü gözler önüne sererken, oturma alanları izleyicilere kusursuz bir görüş açısı sunmaktadır.
  • Aspendos Su Kemeri, tiyatroya bitişik olarak inşa edilen ve bölgedeki su ihtiyacını karşılayan bir Roma dönemi yapısıdır.

Aspendos Antik Tiyatrosu’nda Yapılabilecek Aktiviteler

Aspendos, yalnızca tarihi bir yapı olmanın ötesinde, günümüzde de sanatsal ve kültürel etkinliklere ev sahipliği yapmaya devam eden bir merkezdir.

  • Tiyatronun zirvesine çıkarak muhteşem bir manzara eşliğinde fotoğraf çekebilirsin.
  • Senfoni konserleri, opera gösterileri ve uluslararası sanat festivallerine katılarak bu tarihi yapının büyüleyici atmosferini hissedebilirsin.
  • Aspendos Antik Kenti’ni gezerek, tiyatronun yanı sıra antik köprüleri, su kemerlerini ve agora kalıntılarını keşfedebilirsin.
  • Rehberli turlara katılarak Aspendos’un tarihi hakkında detaylı bilgiler edinebilir ve Roma dönemine uzanan bir yolculuğa çıkabilirsin.

Aspendos Antik Tiyatrosu’na Nasıl Gidilir?

Aspendos Antik Kenti, Antalya şehir merkezine yaklaşık 45 kilometre uzaklıkta bulunuyor ve ulaşımı oldukça kolaydır.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler, Antalya’dan Serik yönüne ilerleyerek Aspendos tabelalarını takip edebilirler. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürüyor.
  • Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için Antalya Otogarı’ndan Serik ilçesine kalkan minibüsleri kullanarak bölgeye ulaşmak mümkün.
  • Tur şirketleri tarafından düzenlenen rehberli gezilere katılarak Aspendos’u konforlu bir şekilde ziyaret edebilirsin.

Aspendos Antik Tiyatrosu Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

  • MüzeKart geçerli
  • Giriş ücreti: 522 TL
  • Ziyaret saatleri: Haftanın her günü 08.30 - 17.00

Aspendos Antik Tiyatrosu, Antalya turistik yerleri arasında en önemli kültürel ve sanatsal miraslardan biri olarak öne çıkıyor. Eşsiz akustiği, büyüleyici mimarisi ve tarihi önemiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Eğer Roma dönemine ait en görkemli yapılardan birini keşfetmek ve antik çağlara doğru bir yolculuğa çıkmak istersen, Aspendos Antik Tiyatrosu mutlaka ziyaret etmen gereken yerlerden biri olacak.

Dim Mağarası

Türkiye’nin en güzel mağaralarından biri olarak gösterilen Dim Mağarası, Antalya gezisi sırasında mutlaka ziyaret edilmesi gereken doğal güzelliklerden biri. Alanya merkeze 11 kilometre uzaklıkta, deniz seviyesinden 232 metre yükseklikteki bir dağ yamacında konumlanan bu mağara, hem etkileyici doğal oluşumları hem de sunduğu manzaralarla ziyaretçilerini büyülüyor.

 

Dim Mağarası’nın Özellikleri

Bölgenin en yüksek noktalarından birinde yer alan Dim Mağarası, 4 ayrı bölümden oluşuyor ve 60 metre uzunluğa, 15 metre genişliğe sahip. Mağaranın içi, özel aydınlatmalarla düzenlenmiş yürüyüş yolları sayesinde kolayca gezilebilecek şekilde tasarlanmış.

  • Binlerce yılda oluşmuş sarkıtlar, dikitler ve büyüleyici sütunlar, mağaranın mistik atmosferini güçlendiriyor.
  • 200 metrekare büyüklüğünde küçük bir gölet, mağaranın en dikkat çekici noktalarından biri.
  • İç sıcaklık yıl boyunca sabit olduğundan yazın serin, kışın ise ılık bir ortam sunuyor.
  • Alanya’nın panoramik manzarasını görebileceğin yüksek bir konumda bulunduğu için, mağara ziyaretinden sonra çevredeki seyir noktalarında doğanın tadını çıkarabilirsin.

Dim Mağarası’nda Yapılacak Aktiviteler

Dim Mağarası, doğaseverler ve macera tutkunları için benzersiz bir keşif noktası sunuyor.

  • Mağaranın içini keşfederek etkileyici doğa oluşumlarını yakından gözlemleyebilirsin.
  • Mağara içindeki göletin oluşturduğu eşsiz atmosferi deneyimleyerek ilginç fotoğraflar çekebilirsin.
  • Alanya manzarasına karşı doğa yürüyüşü yaparak bölgenin güzelliklerini keşfedebilirsin.
  • Mağara çevresinde bulunan seyir teraslarından Alanya’nın doğasına hâkim bir noktadan bakabilir, unutulmaz kareler yakalayabilirsin.

Dim Mağarası’na Nasıl Gidilir?

Dim Mağarası’na ulaşım oldukça kolaydır ve farklı seçenekler mevcut.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler, Alanya şehir merkezinden Dim Vadisi yönüne ilerleyerek yaklaşık 20 dakikalık bir yolculukla mağaraya ulaşabilirler.
  • Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için Alanya merkezden Dim Vadisi’ne giden minibüsler kullanılabilir.
  • Tur organizasyonları ile rehber eşliğinde mağara gezisi yaparak bölgenin tarihi ve doğal yapısı hakkında detaylı bilgi alabilirsin.

Dim Mağarası Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

  • Giriş ücreti: 200 TL
  • Ziyaret saatleri: Haftanın her günü 09.00 - 17.00

Antalya Turistik Yerleri Arasında Gizemli Bir Keşif

Antalya turistik yerleri arasında hem doğa hem de tarih meraklıları için özel bir konumda bulunan Dim Mağarası, benzersiz atmosferiyle ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. Eğer Alanya’da keşfedilecek farklı bir yer arıyorsan ve doğanın binlerce yıl boyunca şekillendirdiği bu etkileyici mağarayı görmek istersen, Dim Mağarası’nı mutlaka gezi rotana eklemelisin.

Mavi Mağara

Kaş ile Kalkan arasındaki sahil şeridinde yer alan ve dünyaca ünlü bir doğa harikası olan Mavi Mağara, 1972 yılında keşfedildiğinden beri etkileyici güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülemeye devam ediyor. 50 metre uzunluğu ve 40 metre genişliği ile Akdeniz’in en özel mağaralarından biri olan bu doğa harikası, bir zamanlar Akdeniz foklarının yaşam alanı olarak bilinirdi. Günümüzde ise gezi teknelerinin en sık uğradığı duraklardan biri haline gelmiş durumda.

Mavi Mağara’nın Büyüleyici Atmosferi

Mavi Mağara, deniz altındaki mağara dehlizlerinden süzülen mavi ışık nedeniyle bu ismi almıştır. Gündüz saatlerinde bile mağaranın içi masmavi bir ışıkla aydınlanırken, özellikle gece saatlerinde suyun berraklığını ve mağaranın mistik atmosferini tam anlamıyla hissedebilirsin.

  • Mağaranın içinden yansıyan mavi ışık, suyun altında bambaşka bir atmosfer yaratıyor ve burada yüzmek unutulmaz bir deneyim sunuyor.
  • Şnorkelli, tüplü ve tüpsüz dalışlar yaparak mağaranın eşsiz su altı güzelliklerini yakından keşfedebilirsin.
  • Güneş ışınlarının gün boyunca suya yansıması nedeniyle farklı saatlerde mağarada bambaşka manzaralar oluşuyor.

Mavi Mağara’da Yapılabilecek Aktiviteler

Mavi Mağara, özellikle macera ve doğa tutkunları için birçok farklı deneyim sunuyor.

  • Şnorkelle dalış yaparak mağaranın su altı dünyasını keşfedebilirsin.
  • Gece saatlerinde berrak sularda mavi ışık eşliğinde yüzerek sıra dışı bir deneyim yaşayabilirsin.
  • Tüplü dalış yaparak mağaranın derinliklerine inebilir ve ışık oyunlarının etkileyici yansımalarını görebilirsin.
  • Gezi tekneleriyle mağarayı gezip çevredeki diğer koyları keşfedebilirsin.

Mavi Mağara’ya Nasıl Gidilir?

Mavi Mağara, Kaş ve Kalkan’a oldukça yakın bir konumda bulunduğu için ulaşım açısından oldukça kolay bir noktada yer alıyor.

  • Kaş ve Kalkan’dan hareket eden tekne turlarına katılarak mağarayı ziyaret edebilirsin.
  • Özel tekne kiralayarak mağarayı daha sakin bir ortamda keşfetme fırsatı yakalayabilirsin.
  • Mağara, Kaputaş Plajı’na oldukça yakın olduğu için burayı ziyaret ettikten sonra tekne ile mağaraya ulaşabilirsin.

Antalya turistik yerleri arasında doğa severler için en özel noktalardan biri olan Mavi Mağara, masmavi suları ve büyüleyici ışık oyunlarıyla keşfedilmeyi bekliyor. Eğer Kaş ve Kalkan bölgesinde doğanın sunduğu eşsiz güzellikleri görmek istiyorsan, Mavi Mağara’yı mutlaka gezi rotana eklemelisin.

Simena (Kaleköy)

Kekova Adası’nın hemen karşısında, bir yarımada üzerinde yer alan Simena (Kaleköy), 1. derece sit alanı olarak korunan ve Akdeniz’in en güzel tarihi köylerinden biri olarak bilinen eşsiz bir destinasyon. Doğal güzellikleri ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Simena, binlerce yıllık Simena Kalesi’nin çevresini süsleyen taş evleri ve masmavi deniziyle ziyaretçilerini büyüleyen bir atmosfere sahip. Günümüzde küçük bir balıkçı köyü olarak varlığını sürdüren bu bölge, Antalya’nın yeni keşfedilen gizli cennetlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Simena’nın Tarihi ve Doğal Güzellikleri

Simena, tarih boyunca Likya, Roma ve Bizans dönemlerine ev sahipliği yapmış önemli bir yerleşim yeridir. Doğal yapısıyla bütünleşmiş olan antik kalıntıları ve köyün otantik dokusu, burayı gezginler için benzersiz bir deneyim haline getiriyor.

  • Simena Kalesi’ne çıkarak Akdeniz’in panoramik manzarasını izleyebilir, köyün etkileyici atmosferini yukarıdan keşfedebilirsin.
  • Köyün dört bir yanında Roma dönemine ait lahitler, kaya mezarları ve tarihi harabelerle karşılaşabilirsin.
  • Kekova kıyılarında yer alan batık şehir kalıntıları, tekne turlarıyla keşfedilebilecek tarihi bir miras sunuyor.
  • Simena’nın taş evleri ve dar sokakları, köyün geleneksel dokusunu koruyarak geçmişe yolculuk yapma hissi uyandırıyor.

Simena’da Yapılabilecek Aktiviteler

  • Simena Kalesi’nin surlarına çıkarak muhteşem fotoğraflar çekebilirsin.
  • Köyün sahilinde yürüyüş yaparak antik kalıntıları keşfedebilirsin.
  • Kekova bölgesinde düzenlenen tekne turlarına katılarak batık şehri görebilir ve Akdeniz’in masmavi sularında yüzme molası verebilirsin.
  • Yerel balıkçıların sunduğu taze deniz ürünlerini ve ünlü ev yapımı dondurmaları deneyebilirsin.

Simena’ya Nasıl Gidilir?

Simena (Kaleköy), karayolu ile doğrudan ulaşılamayan bir yarımada üzerinde yer aldığı için ulaşım yalnızca deniz yoluyla sağlanıyor.

  • Üçağız köyünden kalkan teknelerle kısa sürede Simena’ya ulaşabilirsin.
  • Kekova ve Demre’den düzenlenen tekne turlarına katılarak bölgeyi gezebilir ve Simena’da mola verebilirsin.
  • Özel tekne kiralayarak bölgeyi daha sakin ve özgür bir şekilde keşfedebilirsin.

Antalya turistik yerleri arasında hem tarihi dokusu hem de doğal güzelliğiyle özel bir yere sahip olan Simena, masmavi denizi ve mistik atmosferiyle ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim sunuyor. Eğer Akdeniz’in tarih kokan kıyılarında keşif yapmayı seviyorsan, Simena’yı mutlaka rotana eklemelisin.

Mermerli Plajı

Antalya Kaleiçi’nde hem tarihi sokakları keşfedebilir hem de turkuaz sularıyla ünlü Mermerli Plajı’nda serinleyebilirsin. Osmanlı konakları ve tarihi yapılarıyla süslü Kaleiçi’nin tam kalbinde, yat limanının hemen karşısında yer alan bu küçük ama büyüleyici plaj, şehir merkezinde denize girebileceğin en güzel noktalar arasında bulunuyor.

Mermerli Plajı’nın Özellikleri

Antalya’nın ünlü falezlerinin hemen yanında konumlanan Mermerli Plajı, çakıl taşlı küçük bir sahil, kayalar üzerine inşa edilmiş güneşlenme terasları ve falezler üstünde yer alan şık bir restoran ile ziyaretçilerine eşsiz bir deneyim sunuyor.

  • Çakıllı ve berrak suları sayesinde temiz ve sakin bir deniz keyfi sunuyor.
  • Kayalıkların üzerinde oluşturulan iskelelerde güneşlenebilir, şehrin tam merkezinde tatil havasını hissedebilirsin.
  • Deniz, genellikle dalgasız olduğu için rahat bir yüzme deneyimi sağlıyor.
  • Falezlerin sunduğu manzara eşliğinde gün batımını izlemek için harika bir nokta.
  • Plajın hemen üzerinde bulunan restoranda taze deniz ürünlerinden dünya mutfağına kadar pek çok lezzeti deneyebilirsin.

Mermerli Plajı’nda Yapılabilecek Aktiviteler

  • Denizin tadını çıkarabilir, çakıllı sahilde veya iskelede güneşlenebilirsin.
  • Gün batımında falezler eşliğinde unutulmaz bir yüzme deneyimi yaşayabilirsin.
  • Plajın hemen yanındaki Mermerli Restoran’da deniz manzarası eşliğinde lezzetli yemekler yiyebilirsin.
  • Kaleiçi’ni keşfe çıkıp tarihi Osmanlı konaklarını, Hadrianus Kapısı’nı ve yat limanını gezebilirsin.

Mermerli Plajı’na Nasıl Gidilir?

Mermerli Plajı, Antalya şehir merkezinde ve Kaleiçi’nde yer aldığı için ulaşımı oldukça kolaydır.

  • Yürüyerek Kaleiçi’nden kısa bir yürüyüşle ulaşabilirsin.
  • Toplu taşıma ile gelmek isteyenler için şehir merkezinden geçen otobüs ve tramvay hatları kullanılabilir.
  • Özel araç ile gelecek olanlar, yat limanı çevresindeki otoparkları kullanarak park edebilirler.

Antalya turistik yerleri arasında hem tarihi hem de doğal güzellikleriyle ön plana çıkan Mermerli Plajı, şehir içinde keyifli bir deniz molası vermek isteyenler için harika bir seçenek sunuyor. Eğer Kaleiçi’nde tarihi sokakları keşfettikten sonra Akdeniz’in berrak sularına kendini bırakmak istiyorsan, Mermerli Plajı mutlaka rotana eklemen gereken yerlerden biri olacak.

Cüceler Mağarası

2012 yılında ziyarete açılan Cüceler Mağarası, Antalya’nın doğal güzellikleri arasında önemli bir yere sahip. Sapadere Kanyonu’nun yamaçlarında yer alan ve binlerce yıl süren doğal süreçlerle oluşan bu mağara, Akdeniz Bölgesi’nde sıkça rastlanan karstik mağara yapılarının en güzel örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. Osmanlı döneminde yerleşim yeri olarak da kullanıldığı bilinen mağara, tarih boyunca birçok farklı amaçla değerlendirilmiş.

Cüceler Mağarası’nın Özellikleri

Mağaranın içi tamamen aydınlatılmış olup, ziyaretçilerin rahatça keşif yapabilmesi için yürüyüş yolları düzenlenmiş. Bu sayede mağaranın derinliklerine kadar güvenli bir şekilde inmek mümkün.

  • Mağara, toplamda 6 farklı bölümden oluşuyor ve her bölümde binlerce yıllık doğal sarkıtlar, dikitler ve etkileyici mağara göletleri bulunuyor.
  • Yüzlerce yıl boyunca suyun kayaları aşındırmasıyla meydana gelen mağara, mistik atmosferiyle doğa severleri büyülüyor.
  • İç sıcaklık yıl boyunca sabit olduğundan yazın serinlemek isteyenler için ideal bir kaçış noktası sunuyor.
  • Mağara içindeki yürüyüş yolları, doğal yapıya zarar vermeden tasarlanmış ve ziyaretçilerin mağaranın en derin noktalarına kadar ilerlemesine olanak tanıyor.

Cüceler Mağarası’nda Yapılabilecek Aktiviteler

  • Mağaranın farklı bölümlerini keşfederek etkileyici doğa oluşumlarını yakından görebilirsin.
  • Sarkıtlar ve dikitlerin eşsiz görüntüsünü fotoğraflayarak mağaranın mistik atmosferini ölümsüzleştirebilirsin.
  • Rehberli turlara katılarak mağaranın oluşum süreci, tarihi ve jeolojik yapısı hakkında daha fazla bilgi edinebilirsin.
  • Sapadere Kanyonu’na yakın konumda olduğu için mağara ziyaretinden sonra kanyonda yürüyüş yapabilir ve serin doğal havuzlarında yüzerek günü tamamlayabilirsin.

Cüceler Mağarası’na Nasıl Gidilir?

Cüceler Mağarası, Antalya’nın Alanya ilçesine bağlı Sapadere Köyü’nde yer alıyor. Antalya şehir merkezine yaklaşık 180 kilometre, Alanya’ya ise 35 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

  • Özel araçla gitmek isteyenler, Alanya’dan Sapadere yönüne doğru ilerleyerek mağara tabelalarını takip edebilirler. Yolculuk yaklaşık 45 dakika sürüyor.
  • Toplu taşıma ile ulaşmak isteyenler için doğrudan mağaraya giden bir toplu taşıma hattı bulunmasa da, Alanya’dan Sapadere Köyü’ne giden minibüslerle mağaraya yakın bir noktaya kadar ulaşmak mümkün.
  • Rehberli turlar ile hem Cüceler Mağarası’nı hem de Sapadere Kanyonu’nu keşfetmek için düzenlenen günübirlik gezilere katılabilirsin.

Cüceler Mağarası Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

  • Giriş ücreti: 60 TL
  • Ziyaret saatleri: Haftanın her günü 08.30 - 18.30

Antalya turistik yerleri arasında yer alan Cüceler Mağarası, doğanın sunduğu benzersiz güzelliklerden biri olarak keşfedilmeyi bekliyor. Eğer Antalya gezinde doğayla iç içe farklı bir deneyim yaşamak ve yer altının gizemli dünyasına adım atmak istersen, Cüceler Mağarası’nı mutlaka rotana eklemelisin.

Noel Baba Kilisesi

Antalya’nın Demre ilçesinde yer alan Noel Baba Kilisesi (Aziz Nikolaos Kilisesi), Hristiyanlar için kutsal kabul edilen ve önemli bir hac alanı olan tarihi bir yapıdır. Tüm dünyanın Noel Baba olarak tanıdığı Aziz Nikolaos, uzun yıllar Demre’de bulunan Myra Antik Kenti’nde piskoposluk yapmış ve özellikle yoksullara ve çocuklara yaptığı yardımlarla ün kazanmıştır.

Bu küçük ama manevi değeri büyük kilise, halk tarafından Aziz Nikolaos’un anısını yaşatmak için inşa edilmiştir. Günümüzde hem tarih hem de inanç turizmi açısından büyük öneme sahip olan kilise, her yıl binlerce yerli ve yabancı ziyaretçiyi ağırlıyor.

Noel Baba Kilisesi’nin Mimari ve Sanatsal Özellikleri

Noel Baba Kilisesi, Bizans mimarisinin etkileyici örneklerinden biri olarak kabul edilir.

  • Kilisenin iç duvarlarında yer alan freskler, erken Hristiyan sanatına dair önemli izler taşımaktadır.
  • Binanın içinde yer alan mozaik döşemeler ve taş işçiliği, dönemin sanat anlayışını yansıtan detaylarla süslüdür.
  • Kilise avlusunda bulunan Aziz Nikolaos’un lahdi, ziyaretçilerin en çok ilgi gösterdiği noktalardan biridir.
  • Kilise, geçmişte birçok kez restore edilerek günümüze kadar ulaşmış ve kültürel miras açısından büyük önem taşımaktadır.

Noel Baba Kilisesi’nde Yapılabilecek Aktiviteler

  • Kilisenin tarihi ve dini önemini daha yakından anlamak için rehberli turlara katılabilirsin.
  • İç mekânda yer alan freskleri ve mimari detayları inceleyerek Bizans sanatına dair önemli izler keşfedebilirsin.
  • Aziz Nikolaos’un mezarını ziyaret ederek tarihi bir yolculuğa çıkabilirsin.
  • Aralık ayında düzenlenen Noel kutlamaları ve mayıs ayında gerçekleştirilen Noel Baba Şenlikleri’ne katılarak bölgenin kültürel etkinliklerini deneyimleyebilirsin.

Noel Baba Kilisesi’ne Nasıl Gidilir?

Demre ilçesinde yer alan Noel Baba Kilisesi, Antalya şehir merkezine yaklaşık 150 kilometre uzaklıkta bulunuyor.

  • Özel araç ile gitmek isteyenler, Antalya’dan Kaş yönüne doğru ilerleyerek Demre’ye ulaşabilirler. Yolculuk yaklaşık iki saat sürmektedir.
  • Toplu taşıma ile gitmek isteyenler için Antalya’dan Demre’ye düzenli otobüs seferleri bulunmaktadır.
  • Tur şirketleri ile rehberli turlar düzenlenmekte olup, bu turlar genellikle Myra Antik Kenti ve Kekova ile birlikte planlanmaktadır.

Noel Baba Kilisesi Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

  • Giriş ücreti: 60 TL (MüzeKart geçerlidir)
  • Ziyaret saatleri: Haftanın her günü 08.30 - 20.00

Antalya turistik yerleri arasında hem tarihi hem de dini önemiyle öne çıkan Noel Baba Kilisesi, inanç ve kültür turizmine ilgi duyan ziyaretçiler için mutlaka görülmesi gereken bir yer. Eğer tarihin içinde bir yolculuk yapmak ve Aziz Nikolaos’un yaşadığı toprakları keşfetmek istersen, Demre’deki bu büyüleyici kiliseyi gezi rotana eklemelisin.

Myra Antik Kenti

Myra Antik Kenti, Noel Baba’nın evi olarak bilinen Demre’de, dağ eteklerine kadar uzanan etkileyici kalıntılarıyla tarih ve arkeoloji severlerin ilgi odağı oluyor. Likya uygarlığının en önemli kentlerinden biri olan Myra, Roma ve Bizans dönemlerinde de büyük bir öneme sahipti. Aziz Nikolaos’un piskoposluk yaptığı bu antik kent, Hristiyanlar için de önemli bir hac noktasıdır.

Myra Antik Kenti’nin Öne Çıkan Güzellikleri

  • Kaya Mezarları: Uçurum kenarlarına oyulmuş Likya kaya mezarları, Myra Antik Kenti’nin en dikkat çekici yapılarıdır. Bu etkileyici mezarlar, gün batımında büyüleyici bir manzara sunar.
  • Roma Tiyatrosu: Türkiye’deki en büyük ve en iyi korunmuş antik tiyatrolardan biri olan Myra Tiyatrosu, yaklaşık 10.000 kişi kapasitelidir ve detaylı taş oymaları ile dikkat çeker.
  • Aziz Nikolaos Kilisesi: Noel Baba Kilisesi olarak da bilinen yapı, Hristiyan dünyası için kutsal bir hac merkezidir. Kilisenin freskleri ve mozaikleri oldukça etkileyicidir.
  • Büyük Taş Heykeller: Antik kentin farklı noktalarında, kesme taşlara oyulmuş insan yüzleri ve mistik figürler görülebilir.

Myra Antik Kenti’nde Yapılabilecek Aktiviteler

  • Kaya mezarlarının önünde gün batımı manzaraları izleyerek harika fotoğraflar çekebilirsin.
  • Roma dönemine ait antik tiyatroda yürüyüş yaparak binlerce yıl öncesine uzanan mimariyi inceleyebilirsin.
  • Noel Baba Kilisesi’ni ziyaret ederek Hristiyan kültürünün önemli figürlerinden biri olan Aziz Nikolaos’un yaşadığı yeri keşfedebilirsin.
  • Likya uygarlığına dair detaylı bilgi edinmek için rehberli turlara katılabilirsin.

Myra Antik Kenti’ne Nasıl Gidilir?

Myra Antik Kenti, Antalya şehir merkezine 150 kilometre uzaklıkta bulunan Demre ilçesinde yer alıyor.

  • Özel araç ile Antalya’dan Demre’ye ulaşım yaklaşık 2 saat sürüyor.
  • Toplu taşıma ile Antalya Otogarı’ndan Demre’ye kalkan otobüsler ile ulaşmak mümkün.
  • Tur şirketleri ile düzenlenen Myra ve Kekova turlarına katılarak rehber eşliğinde keşif yapabilirsin.

Giriş Ücreti ve Ziyaret Saatleri

  • Giriş ücreti: 452 TL (MüzeKart geçerlidir)
  • Ziyaret saatleri: Haftanın her günü 08.00 - 17.00

Antalya turistik yerleri arasında en önemli antik kentlerden biri olan Myra, Likya uygarlığının izlerini taşıyan tarihi yapıları, devasa kaya mezarları ve etkileyici atmosferiyle keşfedilmeyi bekliyor. Eğer tarih ve arkeolojiye meraklıysan, Myra Antik Kenti’ni mutlaka görmeli ve Likya uygarlığının en önemli şehirlerinden birine adım atmalısın.

Fosforlu Mağara

Antalya ve Alanya tekne gezilerinin en popüler duraklarından biri olan Fosforlu Mağara, doğanın sunduğu eşsiz güzelliklerden biri olarak kabul ediliyor. Kayaların arasından süzülen ışığın suya yansımasıyla fosforlu bir parlaklık oluşturan bu mağara, özellikle gece saatlerinde büyüleyici bir manzara sunuyor.

Fosforlu Mağara’nın Öne Çıkan Güzellikleri

🔹 Fosforlu Su Parıltısı: Mağaranın suyu, kayalardan yansıyan ışık sayesinde fosforlu bir parlaklığa sahip olur. Bu doğal ışık şöleni, gece dalışları ve yüzme deneyimlerini unutulmaz kılar.

🔹 Dalış ve Yüzme Deneyimi: Fosforlu ve berrak sular, yüzme ve dalış meraklıları için mükemmel bir ortam sunar. Gece dalışlarında suyun içinde ışıldayan etkileyici renkleri keşfedebilirsin.

🔹 Tekne Turlarının Gözdesi: Alanya ve Antalya çıkışlı tekne turlarının en ilgi çekici duraklarından biridir. Özellikle gün batımı ve akşam turlarında buraya uğrayarak doğanın sunduğu bu görsel şölenin tadını çıkarabilirsin.

🔹 Eşsiz Fotoğraf Fırsatları: Suya yansıyan fosforlu ışıklar ve mağaranın mistik atmosferi, benzersiz fotoğraflar çekmek için harika bir fırsat sunar.

Fosforlu Mağara’da Yapılabilecek Aktiviteler

📌 Gece Dalışları: Fosforlu ışıkların suyun altında nasıl parladığını görmek için özel dalış turlarına katılabilirsin.

📌 Tekne Turları ile Keşif: Antalya ve Alanya’dan hareket eden Mavi Yolculuk turlarına katılarak bu doğa harikasına ulaşabilirsin.

📌 Denize Girmek ve Yüzmek: Serin ve berrak sularda yüzerek bu büyüleyici atmosferin keyfini sürebilirsin.

📌 Fotoğrafçılık: Gündüz ve gece ışık oyunlarını yakalayarak, sosyal medyada paylaşabileceğin harika kareler elde edebilirsin.

Fosforlu Mağara’ya Nasıl Gidilir?

📍 Konum: Alanya Kalesi’nin doğu kıyısında yer alan Fosforlu Mağara’ya kara yolu ile doğrudan ulaşım mümkün değildir. Ancak tekne turları ile mağaraya rahatlıkla ulaşabilirsin.

🚤 Tekne ile Ulaşım:

  • Alanya ve Antalya’dan kalkan günübirlik tekne turları ile mağaraya gidebilirsin.
  • Özel tekneler veya mavi yolculuk yatları ile mağara ziyaret edilebilir.

🛥 Dalış Turları:

  • Alanya ve çevresinde dalış merkezleri tarafından düzenlenen gece dalışları ile mağaranın su altı dünyasını keşfetmek mümkündür.

Ziyaret Saatleri ve En İyi Zaman

En iyi ziyaret zamanı: Fosforlu yansımaları en net şekilde görmek için gün batımı ve gece saatleri önerilir.

🌊 Deniz Durumu: Özellikle rüzgarsız ve dalgasız havalarda fosforlu ışıkların en güzel haliyle görülebildiğini unutma!